YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8793
KARAR NO : 2012/2149
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki mal iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında … 2. Noterliği’nin 21.01.2008 tarih 02006 nolu finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığını, davalı …. A.Ş.’nin kiracı ve sözleşmenin kefilleri ile anlaşarak finansal kiralama sözleşmesinde ki fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracıya teslim edilmediğini ve/veya başka mal teslim edildiğini, bu şekilde sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, müvekkilinin bu haklı nedenle F.K.K. md. 23/2. gereğince sözleşmeyi fesh ederek Beyoğlu 37. Noterliğinden 19/01/2009 gün 01864 sayılı ihtarname gönderdiğini, ancak ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshini malların taraflarına tedbiren teslimini, 67.2161,00 TL kira bedelinin dava tarihinden itiabaren % 126 faizi ile tahsilini, % 18 KDV karşılığı 12.106,98 TL’nin dava tarihinden itibaren % 126 faizi ile tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı …Ş vekili, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının talimatı ile dava konusu emtiaları davalıya teslim ettiğini, davacı ile diğer davalılar arasındaki sözleşmede düzenlenen yetki şartının müvekkili şirket açısından bağlayıcı olmadığını, yetkili mahkemenin … mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … 14/09/2009 tarihli celsede dava konusu emtiaları teslim aldığını, borcun bir kısmını ödeyemediğini, kalanları da ödeyeceğini beyan etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre sözleşme konusu makinelerin davalı satıcı tarafından davalı kiracıya teslim edildiği gerekçesiyle davalı satıcı … Otomotiv Tic. A.Ş’ye karşı açılan malın iade davasının reddine, davalı kiracının finansal kiralama sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığı ve sözleşme gereğince ödemesi gereken kira bedellerini ödemediğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu durumda davacı kiralayanın sözleşmeye devam etmesinin kendisi için çekilmez bir hal aldığı ve finansal kiralama sözleşmesini feshinde haklı olduğu ancak malın tesliminden kefillerin sorumlu olmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle kefillere karşı açılan malın iadesi isteminin reddine, finansal kiralama sözleşmesine konu emtianın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesine, sözleşmeye konu emtianın aynen teslimi mümkün olmadığında, davacı kiralayanın kiracı ve kefillerden malın değerini talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle finansal kiralama sözleşmesine konu emtianın aynen tesliminin mümkün olmaması halinde bilirkişi raporu ile tespit edilen dava tarihindeki değerinin davalı kiracı ve kefillerden tahsili ile davacıya verilmesine, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi hükümleri gereği davacı kiralayanın, davalı kiracı ve kefillerden kalan kira bedelleri ile KDV miktarını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davacının bakiye kira bedelleri ile KDV miktarına ilişkin istemlerinin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı …. A.Ş. vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesi davalı vekiline 26/04/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK.nun 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09/05/2011 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalılar kiracı ve kefillerin temyizine gelince davacı muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Kiralama Kanununun 23. maddesinde “Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de ödenmemesi halinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Finansal kiralama sözleşmesinde kiralayan kiralama bedellerinin ödenmemesi halinde bu hüküm çerçevesinde sözleşmeyi fesh edebilir. Somut olayda davalı kiracı ve kefiller yönünden finansal kiralama bedellerinin ödeme tarihleri gözetilerek davacı kiralayanın sözleşmeyi fesihte haklı olmadığı üzerinde durulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …. A.Ş. vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı kiracı ve kefiller yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.