Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8883 E. 2012/2706 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8883
KARAR NO : 2012/2706
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av…. ile davalı-karşı davacı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin davalıdan aldığı kumaşları çeşitli işlemlerden geçirerek ihraç edecek konuma getirdiğini, davalının kumaşların bu işlemlere dayanıklı olduğunu taahhüt ettiğini, oysa kumaşların gizli ayıplı olduğunun tespit raporu ile belirlendiğini, bu nedenle fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizini ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin 26.03.2007 tarihinde başladığını, davacının müvekkili şirkete gelerek beğendiği kumaşları aldığını, müvekkilinden kumaşları alan davacının kumaşlar üzerinde bir takım kimyasal işlemler yaparak tamamen farklı kumaş haline getirdiğini, davacının delil olarak sunduğu kumaş sipariş formunda müvekkilinin imzasının olmadığını, tarafların imzasını taşıyan satış sözleşmesinde kesilen kumaşlarda reklamasyon kabul edilmeyeceğinin açıkça yazılı olduğunu, müvekkilinin davacıya sattığı kumaşların bedelini tahsil için icra takibi yaptıktan sonra ayıp iddiasının ortaya atıldığını belirterek davacının davasının reddini, karşı dava olarak da 12.341,20 TL mal bedelinin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları sonucu davalı tarafından davacıya satılan kumaşların gizli ayıplı olduğu, bu nedenle davalının ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğundan ıslah edilen tutar da gözetilerek 39.521,10 TL üzerinden davanın kabulüne, 15.000,00 TL’lik kısma dava tarihinden, 24.521,10 TL’lik kısma ise ıslah tarihinden itabaren avans faizi işleyecek şekilde davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı karşı davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki taraflar arasındaki ilişki 26.03.2007 tarihinde başladığından hangi tarihte alınan kumaşların ayıplı olduğu davacıya açıklattırılmadığı gibi, davacının davalıdan aldığı kumaşlar üzerinde bir takım kimyasal işlemler yaptığı da ihtilafsızdır.
Davacı vekili, 07.09.2009 tarihli keşif tutanağında davalıdan alınan kumaşların kesim ve dikim işlemleri yapıldıktan sonra numune olarak yıkaması yapılan birkaç üründe yırtılma olması üzerine yıkama ve boyama işleminin durdurulduğunu belirtmiş, yine tespit raporunda bilirkişi, kumuşlarda el yöntemi ile yapılan kontrolde dahi kumaşların mukavemet oranının düşük olması nedeni ile yırtıldığını saptamasına rağmen, ayıbın gizli ayıp olarak değerlendirmesi de doğru görülmemiştir.
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 5.maddesinde kesilen malda şikayet ve reklamasyon kabul edilmeyeceği kararlaştırılmış ayrıca davacının yaptığı kimyasal işlemlerin davalıdan alınacak kumaşların özelliklerini bozup bozmadığı yolundaki davalı itirazları da karşılanmamıştır. Öte yandan davalı-karşı davacının davacıya sattığı mal bedelinin tahsili için yaptığı icra takibinden sonra ayıp iddiasında bulunması da dikkat çekicidir. Belirtilen bu hususlar ve davalı vekilinin 12.11.2009 havale tarihli itiraz dilekçesindeki hususlar da değerlendirmek üzere konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.