Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9363 E. 2012/1870 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9363
KARAR NO : 2012/1870
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin anılan sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, Silifke İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşme ve ihtarnamenin ödeme emri ekinde tebliğ edilmediğini, ödeme emrindeki bilgilere göre borcun zamanaşımına uğramış göründüğünü, borca ve ferilerine itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalının icra dairesi ve mahkemesinin yetkisine yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçeleriyle davalının itirazının 5.952,07 TL. asıl alacak, 5.938,12 TL. işlemiş faiz ve 296,91 TL. BSMV üzerinden iptaliyle takibin toplam 12.187,10 TL. üzerinden asıl alacağa takip talebindeki temerrüt faizinin uygulanmak suretiyle devamına ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle de davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporu faiz oranı ve hesaplaması yönünden ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3 maddesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olduğu ve belirlediği bu oranları üç ayda bir açıklayacağı öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece anılan yasa gereğince Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca üç ayda bir yayımlanan faiz genelgeleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.