YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9743
KARAR NO : 2012/1417
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, abone davalının, elektrik tüketim bedeline ilişkin faturaları ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, dava edilen fatura borçlarının karşılığı olan elektrik enerjisinin müvekkili tarafından kullanılmamış olup, sırf abonelik sözleşmesi adına olduğu için icra takibine ve davaya muhatap olduğunu, müvekkilinin abone olarak sorumlu olduğu tesisattan kullanılan elektriğin neredeyse bir yıl boyunca hiç ödenmediği halde kesintiye maruz kalmadığını, bu durumda davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediğini, davacının kusurlu davranışları neticesinde ortaya çıkan zararının müvekkilinden talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin faturaların ödenmemesine rağmen elektriği kesmeyerek zararın büyümesinde kusurlu davrandığını ve 5 ay boyunca faturalama yapmadığını, elektriğin kullanıldığı mahale bile uğramadığını ve 5 ay boyunca kullanılan elektrik tek faturaya yansıyarak fahiş bir bedelin ortaya çıkmasına neden olduğunu, müvekkilinin ancak elektriğin kesilmesi gereken ilk faturanın son ödeme tarihine 10 gün eklemek suretiyle bulunan süreye kadar kullanılan elektrik tüketim bedelinden sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, benimsenen asıl ve ek rapora göre, tüketim bedelinden sözleşmenin tarafı olan abonenin sorumlu olup, davacının toplam 34.194,51 TL alacağı olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011 yılı için 1.540,00 TL’dir.
Temyize konu edilen miktarın 757,18 TL. olması nedeniyle 27.01.2011 tarihli kararla reddedilen kısımla ilgili davacı vekilinin temyiz istemi hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.