YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10201
KARAR NO : 2012/18091
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın İnegöl Şubesi ile … Mad.İnş. Mob. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen firmaya kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalıların iş bu sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla koydukları imza nedeniyle borçtan sorumlu hale geldiklerini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, sözleşmenin bankaya verdiği yetkiye istinaden iş bu kredi hesabının kat edildiğini, borçlulara hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, borçluların borçlarını ödemememesi üzerine davalıların da aralarında bulunduğu kefiller aleyhine Bursa 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/13406 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların yetkiye ve borca itirazı üzerine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/37 esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını ve Bursa İcra Müdürlüğü’nün yetkisizliğine karar verildiğini, yetkisizlik kararı ile dosyanın davalılar yönünden ayrılarak İnegöl Nöbetçi İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, İnegöl 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/4861 esasına kayıt edildiğini, davalıların iş bu takip dosyasında takip evraklarının eklenmemesi ve takibin mükerrer olmasından bahisle itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve % 40 icra inkar tazminatını dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı bankanın iyi niyetli olmadığını, davaya konu takip dosyası içerisinde vekaletnamelerinin olmasına rağmen ödeme emrinin davalı asillere tebliğ edildiğini, Bursa 5. İcra Müdürlüğü’nün dosyasının yetkisizlikle geldiğini ve bu ödeme emrinin Bursa 5. İcra Müdürlüğü’nün dosyası nedeni ile tebliğ edildiğine ilişkin hiçbir kayıt olmadığını, ödeme emrine takip dayanağı belgelerin eklenmediğini, İİK’na göre takip dayanağı belgelerin onaylı suretinin ödeme emrine eklenmesinin gerektiğini, ödeme emrinin bu hali ile usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddi ile lehlerine % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar vekili esasa ilişkin itirazlarında, müvekkillerinin davacı bankaya herhangi bir borçları olmadığı gibi hukuken geçerli bir kefaletleri de olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, BK’nun 484. maddesine göre kefaletin sıhhatinin, tahriri şekle riayet etmeye ve kefilin mesul olacağı muayyen miktar iraesine mütevakkıf olduğu, davalıların 04/03/2005 tarihli kredi sözleşmesini 87.500,00-TL limit ile imzaladığı ve dava dışı … San. Tic. Ltd .Şti’ne kredi kullandırıldığı, zeyilname ile kullanılan kredi limitinin yükseltildiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 66-67-68-69 sayfalarında kefillerin açığa atılmış imzalarının bulunduğu toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacı bankanın sözleşmenin kefalet limiti bölümünün boş olarak davalılardan açığa imza aldığının kabulü gerektiği, boş olarak imzalanan kefalete ait kısımların sonradan doldurulmak sureti ile kefalet limitinin belirlenmesinin yukarıda açıklanan kanun maddesi ile bağdaşmadığı, davalıların kefil olduğu ilk sözleşme ile dava dışı … San. Tic. Ltd. Şti.ne kullandırılan kredinin kapatılmış olduğu gerekçesiyle, davanın ve davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar, boşa imza attıkları, Genel Kredi Sözleşmesinde rakamların sonradan doldurulduğu yönündeki iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamışlardır. Bu nedenle, davalıların sorumluluğunu doğuran kefalet sözleşmesi geçerlidir. Yine kredi sözleşmesine konu borcun bir tarihte kapatılmış olması aynı sözleşmeden dolayı yeniden kredi kullandırılmasına engel değildir. Yeni bir sözleşme ile yeni bir kredi kullandırılmadığı sürece, kefillerin önceki sözleşmeden sorumlulukları devam eder. Mahkemece, bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.