YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1023
KARAR NO : 2012/7318
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin inşaatında kullanılmak üzere davalıya ait şirketten satın aldığı inşaat malzemelerine karşılık 07.05.2009 düzenleme tarihli 07.07.2009 vade tarihli 6.950,00 TL.meblağlı bono bedelinin müvekkilince peyderpey ödendiği halde, bono bedelinin 2.250,00 TL. sinin ödenmediğinden bahisle icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, takip konusu bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, bununla birlikte davalı şirket temsilcisi 11.05.2011 tarihli celsede ettiği yemin beyanında; davacının dava konusu senetten dolayı bakiye 2.250,00 TL. borcunun kaldığını, senet arkasına yazılan “7.000,00 TL. aldım” ibaresinin davacının satın aldığı başka malzeme alacaklarına ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının senet bedelini ödediğinde basiretli davranarak senedini geri alması ve imha etmesi gerektiği, davalı-alacaklı elinde bulunan senet arkasındaki, senet bedelini aşan miktardaki rakamın ve sonraki yazılı miktarın senet borcunun tamamının ödendiğine ilişkin kesin delil kabul edilerek bir nevi senedin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hukukun genel prensiplerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan davalının takip konusu yaptığı 6950,00 TL. tutarlı bono bedelinin “7.000,00 TL” olarak ödendiğini, ancak davalının bakiye 2.250,00 TL. alacağı kaldığından bahisle takip yaptığını belirterek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı yan ise yeminli beyanında; 7.000,00 TL. ödeme yapıldığını kabul edip bu ödemenin tamamının dava konusu bonoya ilişkin olmadığını, başka alacaklarına ilişkin olduğunu bildirmiş, … Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 11.11.2009 tarihli beyanında; 11.279,00 TL. alacağının olduğunu, davacının bu alacağın toplam 9.000 TL.’lik kısmını çeşitli tarihlerde ödediğini, 2.250,00 TL. alacağı kaldığını ifade etmiştir. Davalının açıklanan bu savunması gözetildiğinde bono alacağı dışında başka alacakları olduğu, bir başka deyişle yapılan ödemenin bono alacağına ilişkin olmadığı yönündeki savunmayı davalı yanın ispat etmesi gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan bu yön gözetilmeden açıklanan gerekçelerle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.