Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10508 E. 2012/16148 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10508
KARAR NO : 2012/16148
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tevdi mahalli tayini ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asli müdahil vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 20 Mart 2008 tarihli menkul satış sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu makinelerin davalı şirkete satılarak teslim edildiğini, ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiğini ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin fesh olunduğunun tespitine, satıma konu makinelerin davalı alıcıdan ayni olarak istirdatı ile müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Asli müdahil … Yorgancılar … San. AŞ vekili, dava konusu menkullerin müvekkili şirketin davalı şirketten alacağına karşılık icra yoluyla haciz ve satış muamelesi neticesinde elde edildiğini, icra satışından sonra dava dışı … San. Ltd. Şti’ne satıldığını, dolayısıyla verilecek hükmün müvekkilini doğrudan etkileyeceğinden müdahil olarak duruşmalara kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davaya konu menkullerin asli müdahil yanca davalı şirketten alacağına karşılık başlattığı icra takiplerinde yapılan ihale sonucu satın alındığı ve mülkiyetin asli müdahile geçtiği, davaya konu menkullerin mülkiyeti muhafaza kaydıyla satın alınmadığı, Borçlar Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca aktin feshedilip bedelinin talep edilebileceği, satıcının satılanı 3. şahıstan geri alma hakkının bulunmadığı, satıcının şahsi hakkını ancak akdin tarafına karşı ileri sürebileceği gerekçeleriyle davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne dava konusu makinelerin asli müdahile iadesine karar verilmiş, hüküm asli müdahil vekilince temyiz edilmiştir.
İki kişi arasında belli bir şey veya hak üzerinde bir dava devam ederken üçüncü kişi bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde bir hak sahibi olduğunu iddia ederek bir dava açarsa buna asli müdahale denir. Asli müdahale ayrı bir davadır. Somut olayda asli müdahil harçlandırılmış dilekçe ile müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece asıl dava reddedildiğine ve asli müdahilin talebi kabul edildiğine göre harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davacı yanın sorumlu tutulması gerekirken anılan yön gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün asli müdahil yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.