YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1066
KARAR NO : 2012/8684
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap borcunu teşkil eden 34.122,39 TL’nin ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, takibe dayanak yapılan faturaların hangi tarih ve miktarda olduğunun bilinmediğini ileri sürerek davanın reddine, davalı lehine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının usulüne uygun tutulmadığı belirlenen ticari defter ve kayıtlarında davalıdan 34.122,39 TL. alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının davalıya yemin teklif etmediği, bu durumda davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, cari hesap alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazı iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar davalı vekili, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını ileri sürmüş ise de davalı asilin davacıya keşide ettiği 21.02.2008 tarihli ihtarnamede ve Üsküdar 1. İcra Müdürlüğü’ne verdiği ödeme emrine itiraz dilekçesinde Ocak 2008 yılı itibariyle davacıya olan tüm borçların ödendiği savunulmuştur. Kaldı ki, takipten sonra davalı tarafça yapılan 1.250,00 TL. tutarlı ödeme dikkate alındığında davalının satım akdini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O halde, davalının ödeme defini ileri sürdüğü gözetilerek bu iddiasını HMK’nın 200. maddesi gereğince usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece ispat yükünde ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.