YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11308
KARAR NO : 2012/14155
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalılar arasında cari hesap sözleşmesi olduğunu, davalıların fatura karşılığı aldığı malların bedellerini ödemediklerini, davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptaline, davalıların %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki sözleşmedeki davalı Yener’in imzasının araştırılmasının gerektiğini, davacı tarafın müvekkillerinin borcundan dolayı kendilerine herhangi bir ihtar keşide etmediğini, bu nedenle istenen faiz ve cezai şartın yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının muhtelif giyim eşyasını davalılara sattığı ve karşılığında alması gereken bedeli alamaması üzerine icra takibi yaptığı belirtilerek, davacının davasının kabulü ile davalıların icra takip dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 18.089,57-TL toplam alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin 1. sayfasında dava değeri olarak 4.140,95-TL gösterilmiş ise de, sonuç ve istem bölümünde itirazın iptali ve takibin devamına denmekle, takipte talep edilen toplam miktar yönünden talepte bulunulmuştur.
Bu durumda mahkemece davacının talebinin dava değeri olarak gösterilen miktara yönelik itirazın iptali mi yoksa icra takibinde toplam alacak olarak gösterilen miktara yönelik itirazın iptali mi olduğu davacı vekiline açıklattırılarak, dava değeri olarak gösterilen miktarın dava konusu edildiğinin davacı vekilince belirtilmesi halinde sadece bu kısımla ilgili hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu gibi talebi aşar şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, talebin icra takibinde yeralan toplam alacak miktarına yönelik olduğunun açıklanması halinde ise o miktar üzerinden eksik peşin harç ikmal ettirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden işin esasına girilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına. peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.