Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11339 E. 2012/16122 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11339
KARAR NO : 2012/16122
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 30.10.2007 tarihli sözleşme ile davalıya inşaat malzemesi satımının kararlaştırıldığını, sözleşme ile satış bedelinin ödeneceği tarihlerin belirtilmiş olmasına ve ödemede gecikme halinde %2,5 +KDV vade farkı ödeneceğinin kabul edilmesine rağmen davalının ödemeleri geciktirmesi nedeniyle düzenlenen 03.04.2008 tarihli vade farkı faturasını keşide edilen ihtarnameye rağmen ödemediğini ileri sürerek söz konusu vade farkı faturasının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkili temsilcisi, davacıdan 20 adet fatura ile satın alınan mal bedelinin ödendiği gibi ödemelerde ortaya çıkan gecikme nedeniyle davacı şirket ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde davacı tarafça düzenlenip gönderilen 08.03.2008 tarihli ve 809151 nolu, 26.135,72 TL. bedelli vade farkı faturasının da ödenerek davacıya borcun kalmadığını, bu durumda davacının takibe konu alacağının mükerrer tahsilata yönelik olup kötü niyetli olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının ve davalının dosyaya ibraz ettikleri defter ve belgeler kapsamına göre iki taraf arasındaki son satış faturasının 22/02/2008 tarihli olup bundan sonra ticari ilişkinin devamına dair herhangi bir fatura bulunmadığı, ihtilaf konusu olmayan 06/03/2008 tarihli birinci vade farkı faturası da dahil olmak üzere 216,000.00 TL borcun davalı tarafça dört adet senetle ödenmek suretiyle her iki taraf cari hesap bakiyesinin aynı gün sıfır bakiye verdiği, davacının bu tarihten sonra da dava ve takip konusu faturayı düzenlediği, oysa taraflar arasında vade farkı faturası da dahil olmak üzere borcun senetlerle ödendiği,bu şekilde taraflar arasında mutabakat ve borç tasfiyesinin yapılmış olduğunun kabulünün gerektiği, davacının daha sonra gerçekte daha fazla vade farkı alacağımız var diyerek yeni bir fatura kesmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekili 19.06.2012 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.