Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11343 E. 2012/15220 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11343
KARAR NO : 2012/15220
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı, davalı şirket tarafından icra takibine konu olan çekin boş ve imzasız olarak elinden rızası dışında çıktığını, çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, davalı şirket ile arasında herhangi bir ticari ya da hukuki ilişki bulunmadığı gibi davalı şirketi de tanımadığını ileri sürerek icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, %40 kötü niyet tazminatı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Albaraka Türk Katılım Bankası vekili, dava ve takibe konu çekin müvekkili bankaya borcu bulunan davalı şirket tarafından borcuna karşılık beyaz ciro ile temlik edildiğini, çekin emre düzenlendiği gözetildiğinde davacının davalı şirketi tanımadığına dair beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek haksız davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; 23.01.2012 tarihli 22.02.2012 tarihli dosya inceleme tutanakları düzenlenerek yapılması gereken işlemlerin belirlendiği, dosyanın incelenmesinde teminatın yatırılarak tedbir kararının alındığı ancak dosyada dava harcının yatırılmış olup HMK’nın 114/g maddesi gereğince davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmamış olduğu, bu durumda davanın açılış tarihi 09.12.2011 tarihi itibariyle HMK’nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığının bulunduğu ve bu aşamaya kadar yatırılmadığı gerekçesiyle HMK’nın 114/g ve HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nın 72. maddesi uyarınca icra takibine konu çekteki imzanın davacı-keşideciye ait olmadığı iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafça gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği gibi, 6100 sy. HMK’nın 114/g maddesi gereği gider avansı yatırılması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Diğer taraftan dava şartlarını hükme bağlayan anılan Yasa’nın 115/2. fıkrasında; “ Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” denmektedir. O halde somut olayda, dava şartı olarak öngörülen gider avansını yatırmayan davacı tarafa anılan Yasa hükmü gereğince bu eksikliği gidermesi için kesin süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 17.10.2012 günüde oybirliğiyle karar verildi.