YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11418
KARAR NO : 2012/15009
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ve süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu … arasında düzenlenen genel kredi ve teminat sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının kısmi ve haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kefaletinin bulunduğu sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin 15.030,38 TL’lik kısmının dava dışı borçlu tarafından ödendiğini, bu kredi nedeniyle açılan hesapta icra takibinin başladığı dönemde sadece 4.019,62 TL borç bulunmakta olduğunu, bu sözleşmeden bir yıl önce alacaklı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeden ve kullandırılan 50.000 TL’lik kredi borcundan sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının sadece 18.03.2008 tarihli 19.050 TL’lik sözleşmede imzasının bulunduğu, 28.11.2007 tarihli ve 50.000 TL’lik sözleşmede kefaletinin bulunmadığı, davalının sorumlu olduğu tutarın 4.019,62 TL olup bu tutara davalının itiraz etmediği ve takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, bu itibarla davacının 57.358,09 TL üzerinden dava açmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı bankanın takibinde kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle de davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı banka vekili, davalı vekilinin temyizine karşı verdiği cevap dilekçesinin sonuç bölümünde kararın bozulmasını talep etmiş ise de anılan bu dilekçe temyiz defterine kayıtlı olmadığı gibi harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin bu nedenlerle reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığının kabulü ile davalı yararına tazminata hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerde davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.