Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1145 E. 2012/8229 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1145
KARAR NO : 2012/8229
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen davalılar vek. Av. Gaye Kaya ile hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacının yaptığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonuçlanmadan yeni takip yapılamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; İİK.nun 45. maddesine göre, asıl borçlu hakkında ipotek var ise bunun paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiği, takip sonucunda alacağın tamamen alınamaması halinde artan kısım ve fer’iler açısından yeniden ilamsız takip yapılabileceği, davacının ise artan kısım için değil tüm alacak için takip yaptığı, bu işlemin yasaya aykırı olduğu, diğer davalıların ise kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın katı ile temerrüde düştükleri, itirazlarının yersiz olduğu gerekçesiyle davalı …İnş. Malz. Tic. Nakl. Ve San. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine, davalılar … ve … hakkında tahsilde tekerrür olmamak üzere takibe itirazlarının kısmen iptaline, takibin 168.460,63 TL üzerinde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve %40 icra inkar tazminatının davalılar … ve …’tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalılar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2- Davacı banka vekilinin temyizine gelince; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “% 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline” denildiği halde, gerekçeli kararda “% 40 icra inkar tazminatı olan 67.384,25 TL.nin davalılar … ve …’dan tahsili ile davacıya verilmesine” denilmiştir. Bu hal, HMK’nın 298. (HUMK.nun 381/2) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve …. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.