Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11459 E. 2012/15120 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11459
KARAR NO : 2012/15120
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkillerinin yerleşim yeri ile ihtiyati haciz isteyen Banka Şubesinin Ankara’da bulunmaması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, alacağın rehinle temin edilmiş, olup olmadığının mahkemece araştırılmadan ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, yapılan protokolle asıl borçluya yeni kredi verilmemesi konusunda mutabakata varılmış olmasına rağmen bankanın yeniden kredi kullandırdığını, kredilerin kullandırıldığı Yıldız/Ankara Şubesi ile müvekkillerinin bir ilişkisinin bulunmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece borçluların ödeme emri ile ihtiyati hacizden haberdar oldukları halde İİK’nun 265’inci maddesinde öngörülen 7 günlük itiraz süresinin geçmesinden sonra itirazda bulundukları gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş, kararı muteriz vekili temyiz etmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK’nun) 265,I hükmü uyarınca, “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu kanun hükmü uyarınca yedi günlük ihtiyati hacze itiraz süresi borçlunun huzuruyla haciz yapılmışsa haciz tarihinden, aksi hâlde haciz tutanağının borçluya tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda mahkemece, borçluların ödeme emri ile ihtiyati haciz işleminden haberdar oldukları gerekçesiyle itiraz süre yönünden reddedilmiş ise de icra dosyası fotokopisinde yer alan ve muteriz …’na yönelik ödeme emrini içeren tebligat parçasında ihtiyati haciz tutanağının da borçluya gönderildiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Tebliğ edilen ödeme emrinin dayanağı olarak ihtiyati haciz kararı niteliği dahi belirtilmeyen Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının tarih ve numarasının yazılı olması, İİK’nun 265’I hükmünde öngörülen şekli ile ihtiyati haciz tutanağının tebliği olarak kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 16.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi.