YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11478
KARAR NO : 2012/18237
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği mal bedelinin ödenmediğini, faturaya dayalı alacağının tahsili için girişilen icra takibine de davalının itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu faturalarda belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının faturaları ticari defter kayıtlarına işlediği, davalının ticari defter kayıtlarını ibraz etmediği, dinlenen tanık beyanı ile de davacının iddialarını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya üç adet faturaya istinaden mal satıp teslim ettiğini iddia etmiş, bu iddiayı ispat zımnında üç adet irsaliye örneği dosyaya sunmuş olup, münhasıran davalı defterlerine delil olarak dayanmamıştır.
Ne var ki, bu irsaliyelerden iki tanesinde teslim alan imzası bulunmamaktadır. Birinde ise teslim alan olarak … adı yazılı bulunmaktadır. Mahkemece yapılan araştırmada anılan kişinin davalı çalışanı olmadığı dosya içeriği ile sabit olmuştur.
Davacı yanın dava konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması tek başına malın teslim edildiğini göstermez. Bu kayıtların mutlaka diğer delil ve belgelerle ispat edilmesi gerekir. Bu doğrultuda; dinlenen davacı tanığı …’un beyanı esas alınarak davalıya davaya konu malın teslim edilmiş olduğu kabul edilmiş ise de bu şahıs nakliyeci olmadığı gibi davacı beyanından pazarlamacı olduğu anlaşılmaktadır. Anılan kişinin malın teslimi ile ve dava konusu satım ilişkisi ile ilgisi açıklık kazanmamıştır.
Hal böyle olunca davacının satıma konu malı akdi ilişkiyi inkar eden davalıya satıp teslim ettiğini, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.