YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11583
KARAR NO : 2012/14781
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı sözleşmenin iptali-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında bir adet kumaş kompaktör makinesinin müvekkilince davalıdan satın alındığını, ancak makinenin sözleşmede yazılı özelliği taşımadığı gibi sık sık da arızalandığını sözlü ve yazılı uyarılara rağmen davalı satıcıya durum bildirildiği halde sonuç da alınamadığını ve böylece makinenin ayıplı olduğunun anlaşıldığını makine bedelinin bir kısmı müvekkilince ödendiği gibi henüz ödenmeyen her biri 9818 TL tutarlı toplam altı adet çekin de halen davalıda bulunduğunu belirterek satım sözleşmesinin iptaliyle müvekkilince yapılan ödemelerin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında ise davalıya yapılan ödeme tutarının 83.454 TL. olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi satıma konu makinenin davacı yanca görülerek ve tanıtım katalogları incelenmek suretiyle satın alındığını ve böylece herhangi bir ayıbının da bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargılama sürerken İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı aleyhine açtığı karşı davada taraflar arasında 26/05/2008 de akdedilen sözleşme sonrasında bu kez noterde 22/09/2008 tarihinde mülkiyeti muhafaza kaydıyla satım sözleşmesinin bağıtlandığını davacı yanın bakiye 48.858 Euro tutarındaki borcunu ödemediğini bildirerek, sözleşmenin feshiyle makinenin kendilerine iadesine, davacı yanca dava tarihine kadar ödenen tutarın makinenin kullanım bedeli ve yıpranmadan kaynaklanan zararlara karşılık mahsuben dava tarihinden karar tarihine veya makinenin teslim tarihine kadar aylık 2500 Euro kira bedelinin ve her ay için 500 Euro yıpranma bedelinin davacı(karşı davalı) dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, anılan mahkemece 2009/166 E, 2009/457 K sayılı kararla birleştirme kararı verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında makinenin iadesine yönelik yargılama sırasında akdedilen protokol, dosyadaki mevcut delil durumu gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda satıma konu makinenin gizli ayıplı olduğunun saptandığı ve garanti süresi olan iki yıl içinde ayıp ihbarında bulunulduğundan bahisle asıl davanın kabulüyle 83.454,00 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan (karşı davacı) tahsiline,
birleştirilen dava yönünden ise ana davada sözleşmenin feshine karar verilerek ve satıma konu makine de iade edildiğinden dolayı bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı(karşı davacının) tazminat ve kira istemlerinin kısmen kabulüyle 23.030 Euro’nun davacı (karşı davalı)dan tahsiline, yine davalının makineyi kiraya vermiş olup kira bedeli muhtevasıyla yıpranma payı bedeli bağdaşmadığından yıpranma payı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili temyizi bakımından; davacı vekili mahkemece hükme esas alınan rapora karşı kira bedeli yönünden gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz etmiştir. Satım sözleşmesine konu edilen makinenin ömrü ve davacının kullanım süresi de dikkate alınıp rapora itirazlar da gözetilmek suretiyle ek rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi öte yandan 818 sayılı Borçlar Kanununun 83./2. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99.maddesi) maddesinde yer alan ” Yabancı para borcunun vedesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne aykırı şekilde kira bedelinin yabancı para olarak hükme bağlanmasında da isabet görülmemiştir.
3-Davalı vekili temyizi yönünden ise; tavzih suretiyle hüküm fıkrasının değiştirilemeyeceği gözetilmeksizin davacı karşı davalı yararına hükmolunan vekalet ücretinde maddi hata yapıldığından bahisle tavzih kararı tesis edilmesi doğru görülmediği gibi, satıma konu makinenin davalı tarafa 7/9/2009 tarihinde iade edildiği halde bu tarihin davalı yararına kira bedeli süresinin hesaplanmasında gözetilmeyerek davalı vekilinin 21/07/2009 tarihli celsedeki makineyi teslime hazır olduğuna dair beyanı esas alınıp davalı yararına eksik kira bedeline hükmedilmiş bulunması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.