YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11665
KARAR NO : 2012/18658
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı dava dilekçesinde, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1722 esas sayılı takip dosyası ile davalı tarafından aleyhine icra takibine girişildiğini, takip dayanağı olan 15.01.2008 vadeli, 15.12.2007 tanzim tarihli 10.500,00-TL bedelli bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, bu nedenle davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, takip konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığının ve söz konusu takiple ilgili olarak davalıya her hangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/2032 soruşturma sayılı dosyasında alınan ve yeterli olan raporda, imzanın davacı … eli mahsulü olduğunun belirtildiği, yine davacının … 2. İcra Müdürlüğünün 2008/1722 esas sayılı takip dosyasında davaya konu bono bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ederek borcu kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı …’ın imza örnekleri Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilmiş, sözkonusu kurumun 22.11.2010 tarihli ve 2010/68244/9996 sayılı yazısında inceleme konusu senetteki imza ve yazıların daha sağlıklı incelenebilmesi için ilgi yazının a ve b bentlerinde yazılı yerlerden temin edilecek yazı ve imzaların mevcutlarla birlikte yeniden gönderilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemce bu doğrultuda ilgili yerlerden yazı ve imza örneklerinin temini için müzekkere yazıldığı, ancak daha sonra … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/2032 soruşturma sayılı dosyasında alınan ekspertiz raporunun yeterli olduğu belirtilmiş ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan rapor alınmasından vazgeçilerek ekspertiz raporuna göre hüküm kurulmuştur.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın sözkonusu yazısı ile daha sağlıklı inceleme yapılabilmesi için belge istenildiği halde, yeterli belgeye dayanmadan inceleme yapılan 09.03.2011 tarihli ekspertiz raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, Adli Tıp raporundaki eksik belgeler temin edilerek yeniden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.