Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11667 E. 2012/17844 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11667
KARAR NO : 2012/17844
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkilleri aleyhine Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3149 sayılı dosyası ile giriştiği icra takibinde yapılan 8.500.00 TL.ödeme neticesinde davalı banka vekilince alacak kalmadığı için icra takibinden feragat edildiğini, buna rağmen davalı bankanın aynı sözleşmeye dayanarak Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7052 sayılı icra dosyası ile kötüniyetli olarak ilamsız takip yaptığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkillerinin menfi tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edildiği gibi mükerrer bir takibin yapılmadığını, davacıların genel kredi sözleşmesinde 20.000 TL.borca kefil olduğunu, Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3149 sayılı icra dosyasında 8.500.00 TL.tahsil edildiğini, borcun tamamı ödenmediği için ikinci kez icra takibine girişildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı bankanın 12.02.2010 tarihli noter ihtarnamesi ile toplam borcun ödenmesini istediği, borç ödenmediği için girişilen Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3149 sayılı icra takibine yapılan ödeme nedeniyle banka vekilinin takipten feragat ettiği, aynı alacak nedeniyle Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7052 sayılı icra dosyasında ikinci kez takibe girişilmesinin doğru olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacıların Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7052 sayılı takip dosyası nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötüniyetli mükerrer takip nedeniyle % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı banka tarafından daha önce Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3149 sayılı dosyası ile davacılar aleyhine aynı kredi sözleşmesine dayalı takip yapıldığı, bu takip dosyası için davacıların 8.500 TL.ödediği ve davalı banka vekilinin icra dosyasından feragat ettiği, ancak bundan sonra davalı bankanın aynı kredi sözleşmesine dayanarak Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7052 sayılı dosyası ile ikinci kez mükerrer olarak takip yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3149 sayılı dosyasında davalı banka yaptığı takipte alacağın temeli olarak 20700309458300004 nolu krediyi, bu davaya konu

Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7052 sayılı takip dosyasında ise 20700309458300001 nolu krediyi göstermiştir. Mahkemece açıklanan bu yön üzerinde durulup gerektiğinde banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı banka vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, sonuçta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla, 28.11.2012 gününde karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava konusu Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/7052 sayılı dosyası ile davalı banka, kredi üyelik sözleşmesi ihtarname ve hesap özetine dayanarak davacılar aleyhine ilamsız icra takibi yapmış, davacı vekilleri süresinde ayrı ayrı vermiş oldukları itiraz dilekçeleri ile borca itiraz etmişlerdir. Anılan itiraz üzerine icra müdürü 25.11.2010 ve 26.11.2010 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar vermiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere yapılan ilamsız takibe borçlular itiraz etmiş ve takip durmuştur. Bu takibin devamı ancak açılacak itirazın iptali ya da itirazın kaldırılması davası sonucu verilecek karar neticesine bağlıdır. Bu davalarda borçluların savunma olarak ileri sürebilecekleri hususları kanıtlayarak davanın reddine karar verilmesi mümkündür.
Hal böyle olunca, açılacak itirazın iptali davasında, savunma olarak ileri sürülebilecek hususlarda davacıların itirazları sonucu duran takip nedeniyle davacıların menfi tespit davası açmalarında hukuki yararı bulunmamaktadır. Yerel mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozma isteyen sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.