Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1174 E. 2012/8230 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1174
KARAR NO : 2012/8230
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu ile müvekkili arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesinde davalının müşterek boçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin kefaletinin 2000 TL ile sınırlı olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporunun gerekçeli ve yöntemine uygun olduğu, asıl borçlunun kullandığı krediyi tamamen ödedikten sonra kefilin kefaletinin kendiliğinden ortadan kalkmadığı, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacaklı bankanın alacağını asıl borçludan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile müteselsil kefilden ise ilamsız icra takibi ile aynı anda talep etmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 5.235.62 TL asıl alacak üzerinden ve bu alacağa 29.04.2010 tarihinden itibaren %80 ve değişken oranlarda temerrüt faizi tahakkuk ettirilerek devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tahsilde tekerrüre neden olunmamasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup takibe karşı süresi içerisinde usulüne uygun bir biçimde yapılan itirazın bulunması dava şartlarındandır. Somut olayda, ilamsız takibe ilişkin ödeme emri davalı yana 11.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili ödeme emrine karşı 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 24.05.2010 tarihinde itirazda bulunmuştur. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilerek açılan itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.