YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11831
KARAR NO : 2013/10236
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıya senet imzalayarak gönderdiğini ve 04.02.2010 günü saat 10:00 da belge asıllarının teslim edildiğini, davalı tarafından döviz alım işlemini 04.02.2010 günü değil de 05.02.2010 tarihinde yapıldığını, ayrıca TCMB kuru üzerinden yapılması gerekirken Ziraat Bankası kuru üzerinden yapılması nedeniyle müvekkiline 91.733 TL ek külfet getirdiğini, müvekkilinin bunu ihtirazi kayıt ile ödediğini bildirerek bu miktar açısından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme gereğince davalının teslim aldığına ilişkin belgeyi kiralayana ibraz etmesi ve satıcının ödeme talebinde bulunması üzerine satıcı tarafından 05.02.2010 günü teslim edildiğinden ve parada kendilerinden bu tarihte talep edilmekle ödendiğini, yapılan işlemin doğru olup, uygulanan kurların da yasal olduğunu, fazla para talep edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre, fatura tarihindeki TCMB efeklif satış kurumun esas alınacağı, davalı tarafça ilk yapılan 650,000 USD’lik ödemenin yapıldığı tarihteki TCMB kuru üzerinden düzenlendiği, dava dışı satıcının talebi üzerine 05.02.2010 tarihinde ödenen 1.639,371 USD ve 450.126,42 USD tutarlı bedellerin ise 1.5240 TL üzerinden yapıldığı, aynı tarihte ise TCMB efektif satış kurunun 1.5233 olduğu, arada çok cüz’i bir miktarın bulunduğu, yine sözleşmenin 9/c maddesine göre kiralayan davacı tarafından bu sözleşmeye ilişkin yapılacak her türlü ödemede döviz kurlarında gün içerisinde oluşabilecek değişikliklerden maliyet farkının gerçekleşen işlem kuru üzerinden kiracıya yansıtılacağı hükmü dikkate alındığında, yukarıdaki cüz’i miktarın bu şekilde değerlendirilmesi gerektiği, herhangi bir haksız kazancın söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vekilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyizine gelince; kararın 2. sayfasının 4. paragrafında yer alan cümlede “davacı vekili” denilmesi gerekir iken “ davalı vekili” şeklinde yazılmış olması maddi hataya dayalı olup HMK’nun 183. maddesi gereğince mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte olmakla sonuca etkili bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının da reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ,(2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenden alınmasına, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.