YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12402
KARAR NO : 2012/17160
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetki nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla yapılan takipe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının bulunduğu ikametgahı itibariyle yetkili icra dairesinin … İcra Dairesi olduğu, davacının ikametgahının ise …/Tekirdağ olduğu, takibin … İcra Dairesinde yapıldığı, davacının 02.03.2010 tarihli dilekçesiyle yetki itirazının usulüne uygun olmadığı, itirazda icra müdürlüğünün açıkça belirtilmediği ancak davalı borçlunun ikametgahı itibariyle kastettiği icra dairesinin … İcra Dairesi’nin olduğu ve Bağcılar Adliyesi’nin kapatılarak …’e bağlandığının açıkça anlaşıldığı, … İcra Dairesi’nin somut takip açısından yetkili olmadığı ve davacı tarafça yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yetki itirazında yetkili bulunan icra dairesinin yargı teşkilatının neresi olduğunun itirazda bulunan tarafından açıkça gösterilmesi gerekir. İcra Müdürlüğünde yetki itirazında bulunan borçlu, “takip adresinin bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğunu” belirtmiş, bu yerin hangi yargı teşkilatı olduğunu açıkça göstermemiştir. Ayrıca, Bağcılar olarak gösterilen adrese çıkarılan dava dilekçesi tebligatının, “adresten ayrılmış olması nedeniyle” tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. HMK 19. Maddesi uyarınca usulüne uygun olarak icra müdürlüğünde yetki itirazında bulunulmadığından, davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.