YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13127
KARAR NO : 2012/18466
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bonodaki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun kanıtlanacağını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/332 esas sayılı dava dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, ceza dosyasından alınan rapor yeterli görüldüğünden yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği gerekesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı yararına %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/332 sayılı dosyasında savcılıkca yürütülen tahkikat sırasında aldırılan 04.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu senedin katlanma yerinde oluşan yırtık nedeniyle zarar görmüş olduğundan yeterince sağlıklı değerlendirilememekle birlikte mevcut şartlarda yapılan değerlendirmede bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olduğunun saptanamadığı belirtilmiş, yargılama aşamasında anılan rapora itiraz edilmiş, ceza mahkemesince bu konuda değerlendirme yapılmak üzere en son duruşmanın ertelendiği ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, açılan ceza davasının sonucu beklenmeden ve bono üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.