Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13180 E. 2012/17105 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13180
KARAR NO : 2012/17105
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının talebi, davalı bankanın, kendisinin kredi borçlusu olduğunu bildirmesi üzerine TC Merkez Bankası’nca idari listeye alınması nedeniyle başka bankadan kredi kullanamadığından davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankaca davacının borçlu olduğuna dair TC Merkez Bankası’nca yapılan bir bildirim olmadığı gibi, alacak iddiası ile davacı aleyhine yapılan bir takip veya açılan bir dava da olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 24.02.2011 günlü karar ile davanın pasif husumet yoluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 01.06.2011 tarih, 2011/5943 E, 2011/7240 karar sy. kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen 08.02.2012 günlü kararda ise, davacının davalı bankaya herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her dava, açıldığı tarih itibariyle değerlendirilip sonuçlandırılır. Davalı banka vekili, müvekkili bankanın davacıdan herhangi bir talepte bulunmadığı ve TC Merkez Bankası’na da herhangi bir bildirimleri olmadığını savunmuştur. Nitekim TC Merkez Bankası’nın 30.11.2010 ve 13.01.2011 tarihli yazılarından da davalı bankanın davacı hakkında herhangi bir bildiriminin olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle alınca, mahkemece davanın açılmasına davalı bankanın sebebiyet vermediği gözetilerek bir karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de buna göre tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.