YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13303
KARAR NO : 2013/3071
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının müvekkil şirket ile akdettiği ”Tüplü LPG Bayilik Sözleşmesi” ile müvekkil şirketin Parseller-… bayiliğini üstlendiğini, K.Çekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/455 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalının sözleşmeye aykırı olarak dava dışı … firmasına ait LPG tüplerini satışa arz ettiğinin tespit edilmesi üzerine müvekkilinin Beyoğlu 27. Noterliği’nin 02.02.2007 tarihli ve 12935 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, sözkonusu sözleşmenin 28. maddesinde ”bayinin akde muhalefeti dolayısıyla akdin feshine sebebiyet vermesi halinde 26. maddeden ayrı olarak fesih tarihindeki 100 ton LPG’nin ana depo satış fiyatı kadar parayı bayi, … LPG’ye cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul etmiştir” şeklinde hüküm olduğunu, LPG’nin fesih tarihindeki ana depo ton fiyatının 1.849 TL olduğunu, buna göre davalının 184.900 TL cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL cezai şartın 02.02.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; LPG satış yerinde başka bir firmaya ait LPG tüpü satmadığını, … Belediyesi’nin ”ruhsatsız işyeri işletilemeyeceği, tüp satışının durdurulması, aksi taktirde cezai yaptırıma gidileceği” şeklindeki uyarı yazısı ve işlerin olumsuz gitmesiyle uğranılan zarar nedeniyle … Ticaret firmasını kapattığını, … Belediyesi’nin uyarı yazılarını davacının bölge müdürüne bildirdiği halde davacı şirket yetkililerinin, satışın beklenen düzeyin altında kalması sebebiyle kendisine gerekli yardımı göstermediklerini, davacının gerekli özeni göstermemesi, kendisinin işyeri çevresindeki dava dışı işyerlerine satış için davacının tüplerinin bırakılması gibi nedenlerle satışlarının düşük olduğunu, işyerini kapatmak zorunda kaldığını, telefonlarını dava dışı …’ye devrettiğini, … Ticaret isimli işyerini işlettiği süre boyunca davacının tüpleri dışında başka bir firmaya ait tüp bulundurmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/455 D. iş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde sunulan 08.01.2007 tarihli bilirkişi raporunda ”giriş panolarında telefon numaralarının 423 43 90, 423 46 25 olduğu, … Gaz Grubu Likidgaz olarak yazıldığı, telefon numaralarının değiştirilmediği ve halen kullanıldığı, … Suyu, … Tüplerinin satıldığı ve boş … tüplerinin bulunduğu”nun belirtildiği, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacının feshinin haklı olduğu, bayilik sözleşmesinin 28. maddesine göre davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart miktarının 184.900 TL olduğu, ancak davacı şimdilik 20.000 TL talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın dikkate alınması gerektiği, davalının sosyal ekonomik durumuna ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde gelen cevabi yazılardan davacının istediği 20.000 TL cezai şartın davalı için ekonomik yıkım olacağı ve bu nedenle tenkise gidilmesi gerektiği, gelen yazılara ve eldeki
verilere göre davalının 5.000 TL cezai şarta mahkum edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Sözleşme ile tayin edilen cezai şartın tahsilini istemek hakkına haiz olan davacının açtığı dava sonucunda cezai şartın hakim tarafından fahiş görülerek tenkis edilmesi halinde tenkis edilen miktardan dolayı davacı aleyhine avukatlık ücreti ve muhakeme masrafına hükmedilmemesi gerekir.
Tutarı takdire bağlı olan cezai şartlarda hakimin takdir hakkını kullanıp kullanmayacağının davacı tarafından dava açılırken bilinmesi mümkün değildir. Bu nedenle tenkis edilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin, 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.