YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14142
KARAR NO : 2012/19144
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya satılıp iki parti halinde teslim edilen malların bir kısmının davalı tarafça iade edildiğini, ancak davalı tarafından santimler halinde kesilerek satılan malların da davalı tarafça iadesinin istenmesi üzerine bu taleplerinin kabul edilmediğini, davalı ile aralarındaki cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline gönderilen ve bedeli talep edilen boruların “çelik çekme” olmayıp hurda tabir edilen “dökme” borular olduğunu, istenilen vasıfta olmadıklarının ancak müvekkilinin müşterilerinin kullanımıyla ortaya çıktığını, bu boruların kesilip işlenmeden dökme boru olduğunun anlaşılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; olayda satım konusu malın iade alınan kısmı için bedelde indirimin değil tamamen bedelin ödenmesinin haklı olduğu, iade alınmayan kısmının ise 15 cm’lik parçalar halinde kesilerek işlenmiş olması bu malın iade alınması halinde ancak hurda olarak değerlendirilmesine imkan vereceği, bu nedenle bedelde indirime gidilmesinin yerinde olacağı tespit edildiğinden dava konusu olan iadesi kabul edilmeyen kalın çelik boruların 8.580 kg ve bedelinin 20.248,80 TL olduğu, çelik çekme boru yerine döküm boru verilmiş olması nedeni ile dava konusu malzemenin ayıplı olduğu ve 15 cm boyutlarında kesilmiş olan döküm boruların hurda olarak değerlendirilmesi gerektiği, hurda değerinin 3.432,00 TL olduğu, fatura bedelinden indirilecek miktarın 9.523,80 TL ve ödenmesi gerekli olan bedelin 10.725,00 TL olduğu, malın hurda olarak davacıya iadesi halinde hurda değerinin 3.432,00 TL’nin bu bedelden düşülmesi sonucu 7.293,00 TL davacının alacaklı olduğunun kabulü ile asıl alacağa davacı tarafından davalıya çekilen 05.03.2008 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü, bu durumda takip tarihine kadar bu alacağa 125,80 TL faiz işleyeceği, anlaşıldığından buna göre davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına itirazının iptali ile takibin 7.293,00 TL asıl alacak ve 125,80 TL işlemiş faizinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25 reeskont faizi işletilerek takibin devamına, aynı zamanda 3.432,00 TL tutarındaki boru hurdalarının davacıya iadesine, hüküm altına alınan alacak üzerinden şartları oluştuğundan %40 icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan davacıya satılan mal karşılığında düzenlenen iki adet fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. Davalı taraf, fatura içeriğinde belirtilen çelik çekme boru yerine dökme boru teslim edildiğini ileri sürerek malın ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili 30.01.2008 tarihli iadeli taahhütlü yazısında iki adet fatura muhteviyatı malların iade alınmasını, bilahare 26.02.2008 tarihli ihtarnamede de 2 adet fatura içeriği malın misli ile değiştirilmesini ya da malın iadesini talep etmiştir. Davalı vekili yargılamada da ayıplı mal nedeniyle davanın reddini olmadığı takdirde malın hurda değeri olarak belirlenen 3.432,00 TL. üzerinden sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalıya satılan mal karşılığında düzenlenen dava ve takip dayanağı faturaların içeriğinde çelik çekme boru olarak belirtildiği halde yapılan keşifte davalının … yerinde alınan numune üzerinde yapılan laboratuvar incelemesi sonucunda malın çelik çekme boru olmayıp dökme boru olduğu, anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı ayıplı malı satın almaya zorlanamayacağından davalı tarafın gerek 31.01.2008 tarihli yazısı gerekse de 26.02.2008 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.