Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14416 E. 2013/11528 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14416
KARAR NO : 2013/11528
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili şirkette 01.06.1996-01.10.2001 tarihleri arasında finans sorumlusu olarak çalışan ve aynı zamanda müvekkili şirketin ortaklarından …’in yeğeni olan davalının her hafta Cuma günü ödeme planına göre iki şirket ortağı tarafından meblağ ve tarih kısmı boş bırakılarak imzalanıp kendisine verilen çek koçanlarından bir adet çek yaprağını saklayıp 360.000 ABD Doları olarak doldurarak bankaya 19.04.2002 tarihinde ibraz ettiğini, bankaya ödemeden men yazısı gönderilerek ödemenin engellendiğini, bu şekilde müvekkilinin rızası dışında elinden çıkan çek ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulması üzerine davalı hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2002/8009 Hz. no’lu soruşturmanın başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını HUMK’nun 290. maddesi gereği iddialarını senetle ispat etmesi gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkilinin davacı şirkette ortak olmak amacıyla taahhüt ettiği sermaye koyma ve finansal destek olma edimini yerine getirdiğini, bu nedenle davacının dava dilekçesinde müvekkilinin davacı şirkete tek bir lira vermediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını,sonuç olarak müvekkilinin dava konusu çek meblağının üzerinde davacı şirketten alacaklı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/829 E, sayılı dosyasında 2007/440 K sayı 01/05/2007 tarihli ilamı ile belirlendiği üzere olay tarihinden önce davalının davacının işletmekte olduğu şirkette çalıştığı, davalının şirketle ilişkisini keserek ayrıldıktan bir müddet sonra 350.000 ABD Doları tutarındaki dava konusu … Bankası … şubesine ait 360.000,- ABD Doları tutarlı 19.04.2002 keşide tarihli keşidecisi … Ltd. Şti. Lehtarı … olan ve davadan sonra icra takibine konulan çekin ödenmesi için bankaya ibraz ettiği ve tahsil etmek istediği bankanın haber vermesi üzerinde çeki tahsil edemediği, bu çekteki imzaların şirket yetkililerine ait olduğu ancak davacı şirketin davalının yanında çalıştığı süre içerisinde imzalanmış boş çeki doldurarak tahsile koyduğu, davalının bu miktarda bir çek bedeli kadar davacıdan alacaklı olması için bir neden bulunmadığının Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesince alınan 19.04.2007 tarihli 2 sayfadan ibaret eki cari hesap dökümlerini içeren muhasip bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, davalı da davacı şirketten alacaklı olduğuna dair çekin düzenlendiğini, davacı şirketin gizli ortak olduğunu beyan etmiş ise de paranın menşeini açıklayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 360.000,00-USD tutarlı 19.04.2002 keşide tarihli keşidecisi … Ltd. Şti. Lehtarı … olan ve davadan sonra takibe konulan çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, finans sorumlusu olan davalıya dava konusu çeki imzalayıp boş olarak verdiğini, davalının anlaşmaya aykırı olarak çekin boş kısımlarını doldurup takibe giriştiğini, bu çekten dolayı borçlu olmadıklarını iddia etmiş, davalı ise davacı şirkete borç para verdiğini ve karşılığında bu çeki aldığını savunmuştur.
Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Somut olayda uygulanması gereken 6762 sy. TTK’nın 703/3. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa’nın 592. maddesi uyarınca açığa çek düzenlenmesi mümkün olup açığa düzenlenmiş olan çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında bulunan tarafın bu yöndeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Yargıtay İBBGK’nun 04.03.1989 tarihli ve 1998/1-1989/2 sy. Kararı uyarınca hukuk mahkemelerinde geçerli olan ispat kurallarının açığa senet düzenlenmesi ile ilgili iddialarda ceza mahkemesinde de uygulanması gerekir.
Somut olayda, ispat külfeti davacıda olup, davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, olayda davalının açık muvafakati olmadıkça tanık dinlenemeyeceği, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen ceza davasının davamız açısından bağlayıcılığının bulunmadığı gözetilmeden mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına 990,00 TL.duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüş ve düşüncesine katılamıyoruz.