YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1473
KARAR NO : 2012/7999
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı -karşı davalı vekili; kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili için başlattıkları takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; karşı tarafa fazladan ödenen 1.347.91 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş; davacı-karşı davalıya verilen tüm çeklerin karşılığının ödendiğini, borcun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında herhangi bir kur farkı sözleşmesinin bulunmadığı, davalı karşı davacının fazla ödemesi olduğu gerekçeleriyle davacı-karşı davalının itirazın iptali davasının reddine; davalı-karşı davacının alacak davasının kabulü ile 1.347,91 TL alacağın karşı dava tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoksa da; ticari ilişki bulunduğu tarafların kabulündedir. Dava konusu faturalarda mal bedeli olarak USD üzerinden alacak talebi bulunduğu açıklanmış, ancak Vergi Usul Kanunu Hükümleri gereğince faturalar zorunlu olarak TL üzerinden düzenlenmiştir. Dava konusu icra takibinde de davacı USD üzerinden alacak talebinde bulunmuş ve yine İ.İ.K. hükümleri uyarınca takip talebinde belirtilen yabancı para alacağının TL karşılığı olan harca esas değer gösterilmiştir. Ayrıca dosyaya birer fotokopisi sunulan 26.12.2008 ve 27.09.2008 tarihli çekler de USD olarak düzenlenmiş ve bu çek bedellerinin davacıya ödendiği Garanti Bankası Genel Müdürlüğünün 02.06.2011 tarihli yazısından anlaşılmıştır. Bu hususlar gözetildiğinde, davacının davalıdan kur farkı talep edebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-karşı davalının karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.