YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1498
KARAR NO : 2012/7050
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalının kendisi aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, davalının kendisine mal göndereceğini, kendisinin de bunları …’da satacak olduğunu, davalının kendisine göndereceği mallara karşılık olarak takibe konu bonoyu teminat olarak verdiğini, davalının malları göndermediği gibi bonoyu da takibe koyduğunu belirterek, davalıya borclu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, müvekkili ile davacının aile şirketi olan …. Ltd.Şti.arasında şifahi bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, sözleşme uyarınca (5) adet tarım makinasının konsinye fatura ve irsaliyeleri ile davacının …’daki şirketine gönderilerek teslim edildiğini, takibe konu bonunun bu mallara karşılık olmak üzere keşide edildiğini, gönderilen makinaların satıldığı halde müvekkiline haber verilerek konsinye faturaların kesin faturalara çevrilmediğini ve makine bedellerinin de tam olarak ödenmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, özellikle davalının savunması gözetildiğinde takip konusu bononun BK’nun 110. maddesi doğrultusunda davacı tarafından davalıya verildiğinin anlaşıldığı, davalı kayıtlarında gözüken 2.249 TL’lik malzemenin 3. kişi Ltd.Şti.kayıtlarında yer aldığı, davalının cevap dilekçesi içeriğinden 2.249 TL’lik mala karşılık 6.000 TL’lik ödeme yapıldığının anlaşıldığı, takibe konu 10.000 TL’lik senedin karşılığında BK’nun 110. maddesi uyarınca Ltd. Şti’ne başkaca mal teslim edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve takip sırasında ödenen 4.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı menfi tespit talebinde toplam 14.281,06 YTL üzerinden başlatılan icra takibinin de iptalini istemiş olup yargılama sonunda da davanın kabul edilerek takibin de iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda karar ve ilam harcının 14.281,06 TL üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken davalı aleyhine yazılı şekilde (“…1.309,40 TL’nin davalıdan tahsiline”) daha fazla tutarda harca hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.