Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/15997 E. 2013/4073 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15997
KARAR NO : 2013/4073
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin davalı …’den 40.000,00 TL borç para aldığını, buna karşılık evini ipotek verdiğini ve 50.000,00 TL bedelli boş bir teminat senedi verdiğini, taraflar arasında şahit huzurunda düzenlenen belgede bu hususların ve müvekkilinin borcunun faizinin taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin borcun faizini taksitler halinde ödediğini, ancak davalının ipoteği fekketmediğini ve boş teminat senedini kardeşi olan davalı …’a muvazaalı olarak ciro ettiğini, senedin icra takibine konulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 50.000,00 TL bedelli senedin iade edilmesi karşılığında davalı …’e 21.700,00 TL bedelli iki adet senet verdiğini, ancak 50.000,00 TL bedelli senedin iade edilmediğini ve 08.05.2008 tarihli 21.700,00 TL bedelli senedin de icra takibine konulduğunu, müvekkilinin bu senedi alabilmek için davalı …’e 22.500,00 TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin senetleri kurtarabilmek için ”tutanaktır” yazılı bir belgeyi de imzaladığını ancak icra işlemlerinin durmadığını belirterek müvekkilinin davalılara takibe konulan senetler ve konulmayan senet için toplam 62.400,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin davacıya bir süre servis hizmeti verdiklerini, davacının bunun karşılığında müvekkillerine 20.000,00 TL borcunun olduğunu, ayrıca davacıya 50.000,00 TL borç para verildiğini, davacı bunun 10.000,00 TL’sini hemen geri verecek olduğundan 40.000,00 TL’nin geri ödenmesine ilişkin sözleşme yaptıklarını, borcun ödenmemesi üzerine davacıdan alınan 50.000,00 TL’lik senedin icra takibine konulduğunu, daha sonra davacının kendilerinden süre istemesi üzerine toplam 70.000,00 TL’lik borcuna karşılık iki adet 21.700,00 TL’lik senet düzenleyip kendilerine verdiğini ve toplamda müvekkillerine 15.06.2009 tarihinde 65.000,00 TL ödemesi konusunda anlaştıklarını, davacının sadece 21.700,00 TL’lik bir senedi servis hizmetinden doğan borcuna karşılık ödediğini, diğer 21.700,00 TL bedelli senedin de icra takibine konulduğunu, borç olarak verilen paranın 40.000,00 TL’sinin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı tarafından davalıya 50.000,00 TL borç para karşılığında 50.000,00 TL bedelli senet verildiği, tarafların kabulünde olduğu üzere 10.000,00 TL’sinin ödendiği, ancak 40.000,00 TL’sinin ödenmediği, davacının borç alırken 50.000,00 TL bedelli taşınmaz ipoteği verdiği, ayrıca 21.700,00 TL bedelli 2 ayrı senet ile
22.500,00 TL bedelli senetleri verdiği ve bu senetlerden 22.500,00 TL bedelli olanın ödendiğinin davalı beyanları ile sabit olduğu, diğer senet bedellerinin ödenmemesi üzerine tarafların bir araya gelerek düzenledikleri tutanakla davacının 15.06.2009 tarihinde 65.000,00 TL ödemesi halinde 4 adet senedin davacıya iade edileceği ve ipoteğin kaldırılacağı yönünde anlaşma imzaladıkları halde davacının bu anlaşmaya uymadığı, davacı her ne kadar 4 adet senedin kandırılarak elinden alındığını iddia etmiş ise de davacı ”tutanak” başlıklı belge ile borcunu ikrar etmiş olduğundan davacının anlaşma şartlarına uymaması nedeniyle bu anlaşmanın geçersiz hale geldiği, bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere icra dosyalarında borcun devam ettiği ve davacının borcunu ödeyerek kapattığı, davacının fazla ödemesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.