YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16352
KARAR NO : 2013/2673
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisi Mustafa Kandemir tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, bonoya dayalı olarak müvekkili tarafından davalı hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde davalının söz konusu bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibe itiraz edip, borca itiraz etmediğini ileri sürerek sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, takip konusu bononun takip tarihi itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, zamanaşımına uğrayan senet nedeniyle davacının alacağını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca bu konuda Nurdağı Asliye Hukuk Mahkemesince daha önce karar verildiğini ve bu kararın da onandığını ileri sürerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı bu davayı, davalının sebepsiz yere zenginleştiğinden bahisle açmış olup, bono tüm unsurları ile kambiyo senedi vasfında olduğundan üç yıllık zamanaşımı süresi dolmuş ise de takip tarihi itibarı ile TTK’nın 644. maddesine göre işbu davanın dinlenebileceği, bu durumda sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfeti kendisine düşen davalının bu senet sebebiyle, sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takip dosyasında davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatı yürütülmesine, karar verilmiş, hüküm davalı şirketçe temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bono lehdarı ve meşru hamili olan davacının davalı-keşideciye karşı zamanaşımına uğramış bono nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, senedin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davacının bu senet nedeniyle tüm haklarının ortadan kalktığını, davacının alacağını ispat etmekle yükümlü olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık konusu bono 10.11.2005 vade tarihli olup takip tarihi (13.04.2009) itibariyle TTK’nın 690. maddesinin 661. maddesine yaptığı atıf uyarınca 3 yıllık zamanaşımına uğramıştır. Bununla birlikte uyuşmazlık konusu olan bonoda davacı lehtar, davalı ise keşideci konumundadır. Dava konusu bono zamanaşımına uğramış ise de taraflar arasında temel ilişki bulunduğundan söz konusu senet yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup davacı – alacaklı alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispat edebilir. Bu
durumda davacı-lehtar davalı-keşideci ile aralarındaki temel ilişkiye dayanarak iddiasını ispat edebileceğinden TTK’nın 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açamaz. HMK’nın 33. maddesi gereği hukuki ilişkinin vasıflandırılması hakimin görevindedir. Somut olayda mahkemece hukuki ilişkinin vasıflandırılmasında hataya düşülerek işbu davanın zamanaşımına uğrayan bono nedeniyle TTK’nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış bir dava olarak değerlendirilip ispat yükünün davalı-keşideciye ait olduğu ve davalı-keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.