YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16823
KARAR NO : 2013/19445
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonolara dayalı takip başlattığını, takibe konu bonoların müvekkilinin 21.05.2008-30.05.2008 tarihlerinde Kıbrıs’ta şans oyunları oynadığı sırada casino yönetimine imzalayarak verdiği senetler olduğunu, daha sonra müvekkilinin casinoyla hesaplaşarak senetleri aldığını, müvekkilinin bu senetleri davalı ile ortak olduğu şirket merkezinde kasaya koyduğunu, daha sonra müvekkili ile davalının 2009 yılı Mayıs ayında ibralaşarak ortaklıklarını bitirdiklerini, 2009 yılı Aralık ayında ise davalının bu senetleri müvekkili aleyhine takibe koyduğunu, oysa müvekkilinin ne bu kadar para almaya ihtiyacı olduğunu, ne de davalının bu denli paraya sahip olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin iş ortaklığı yaptığı dönemde müvekkilinin elden ve nakden birçok defa davacıya borç para verdiğini, senetlerin de davacı tarafından müvekkiline verildiğini, davacının … 11. İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı dava sonunda dayanak belgelerde keşide yeri olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilince davacı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalının takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, itirazın kaldırılması için açtıkları davanın derdest olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/818 esas sayılı dosyası içeriğine göre, davalı hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, suçun sabit görülüp davalının TCK’nun 207/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına ancak CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davacının aynı tanzim ve vade tarihli birden fazla senetle davalıya borçlanmasının olağan yaşam koşullarına uygun olmadığı, toplanan delillerin iddiaların doğruluğu kanaatini uyandırdığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının 22 adet senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 182.118 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, tanzim tarihi bulunmaması sebebiyle kambiyo senedi niteliğinde olmayan adi senet durumundaki belgelere dayalı olarak yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı yan, söz konusu belgelerdeki imzaları inkar etmemiştir. Bu durumda anılan belgelerden dolayı borçlu olmadığı iddiasını davacı tarafın aynı kuvvette usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilmeden hukuk hakimini bağlayıcılığı bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleriyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.