YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16943
KARAR NO : 2012/18859
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kendisinin ve eşinin satın aldıkları güvenlik şirketinni paraya ihtiyacı olması sebebiyle davalının eşine 10.000,00 TL temin ettiğini, … ile birlikte Ocak ayı başında şirket için alınan borç senedine hissedar olarak imza attıklarını, ancak senette tarih ve isim bulunmadığını, sadece miktar yazıldığını ve … kaşesi vurulduğunu, senet bedelinin ödendiğini, senedi alırken renginin farklı olduğunu fark ettiğini ancak eşinin ve …’in senedin doğru olduğunu beyan ettiklerini, …’in senedi yırttığını, senedin düşen parçasının yerden aldığını, sonrasında yırtıldığını sandıkları senedin … tarafından icra müdürlüğüne verildiğini, şirketteki hissesine haciz konulduğunu, yırtılan senedin sahte olduğunu evine haciz işlemi için geldiklerinde anladıığnı, borçlu olmadığına ilişkin 5. Asliye hukuk mahkemesinde 2009/365 sayılı davayı açtıklarını, davanın aleyhine sonuçlandığını, sonrasında borçlu olmadığını kanıtlayabilmesi için yeni deliller ortaya çıktığını belirterek borcun şirket borcu olduğuna ve ödemenin yine şirket geliri ile yapıldığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça müvekkili aleyhine aynı icra takibine ve aynı bonoya karşı … 5. Asliye Hukuk mahkemesi’nin 16.09.2010 tarih ve 2009/365 E.-2010/557 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, davacının tarafları, konusu ve talebi aynı olan … bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek derdestlik ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/365 esas 2010/557 karar sayılı dosyasının … bu dava dosyası ile aynı mahiyette olduğu, anılan dava dosyasında da aynı icra takibi nedeniyle aynı bonoya karşı açılan menfi tespit davası açılmış olup borcun şirket borcu olduğunun ve ödemenin yine şirket geliri ile yapıldığına karar verilmesinin talep edildiği, davanın reddine karar verilerek Yargıtay tarafından söz konusu kararın onandığı, davacı tarafından da iade-i muhakeme talep edildiği ve mahkeme tarafından talebin kabul edilerek duruşma günü verildiği, bu durumda dava dosyasının derdest olduğu, davacı tarafından yeni delillerin ortaya çıktığı belirtmiş ise de, mahkeme dosyasının henüz kesinleşmediği,yeni delillerle ilgili taleplerini ve şirket borcu olan borcun ödendiğinin tespitini … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/365 esas 2010/557 karar sayılı dosyasından talep ettikleri ve aynı talebin de yine bu dava dosyası ile istenmiş olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı Yasa’nın 114. Maddesi gereği davalı tarafın derdestlik itirazı yerinde görüldüğünden usulü yönden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.