Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17897 E. 2013/4220 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17897
KARAR NO : 2013/4220
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı asıl borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalayan davalıya kat ihtarnamesi keşide edilmiş olmasına rağmen kredi alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin imzaladığı sözleşmede kefalet miktarının belirtilmediğini, müvekkiline kat ihtarının tebliğ edilmediğini, müvekkili aleyhine aynı alacağa dayanılarak 3 ayrı icra takibi başlatıldığını, söz konusu kredi borcunun müvekkilinin hesabından davacı banka çalışanı tarafından çekilerek ödendiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın 5.319,54 TL. asıl alacak, 3.156,26 TL. işlemiş akdi faiz ve 157,81 TL. BSMV yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalının kefil olarak imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi’nden doğan kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde ve yargılamada bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin Genel Kredi Sözleşmesi’ni kefil olarak imzaladığını ancak bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan 29.04.2008 tarihli ve 7500 TL. meblağlı limit artırım sözleşmesini imzalamadığını ileri sürmüştür.
Gerçekten de dosya kapsamındaki 17.01.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ni 30.000 TL. meblağ ile davalı kefil olarak imzalamış ise de 29.04.2008 tarihli ve 7500 TL. meblağlı limit artırım sözleşmesini kefil olarak imzalamamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda her ne kadar 24.02.2011 tarihinde banka kayıtları üzerinde mahkeme heyeti ile birlikte keşifte inceleme yapıldığı belirtilmiş ise de takip dosyası ve dava dosyası kapsamındaki belgeler incelenerek rapor tanzim edildiği, bu bağlamda davacı bankanın kredi alacağının hesabında özellikle 29.06.2009 tarihli kat ihtarında toplam borç miktarı olarak talep edilen 7500 TL. üzerinden hesaplama yapıldığı görülmüş olup, banka kayıtları incelenerek dava ve takip konusu banka alacağının 17.01.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nden mi yoksa limit artırım sözleşmesinden mi kaynaklandığı araştırılmadan kat ihtarnamesinde talep edilen alacak miktarı esas alınarak tanzim edilen raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.