YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18010
KARAR NO : 2013/15807
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bulunan bayilik sözleşmesi gereği, davacı davalı tarafından üretilen ve ithal edilen ürünlerin satışını davalının ise sözleşme konusu malları bayiye satma taahhüdünün de bulunduğunu, davalı tarafından teslim edilen ürünlerin kullanıcısı doktor ve tıbbi tahlil labaratuvarlarından doğru sonuç alınamadığı yolunda şikayetler geldiğini ayrıca davalının davacıya ait bölgelerde akdi ihlal ederek satış yaptığını, dolayısıyla hem ürünün vasıfsız oluşu hem de davalının akde aykırı davranışından dolayı müvekkilinin keşide ettiği ihtarmame ile sözleşmeyi feshettiğini belirterek söleşme gereği davalıya teslim edilen 03.11.2008 tarihli teminat mektubunun iadesine, cihaz bedeli olarak ödenen 15.660 Euro’nun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını davacının cihazları aynen iadesi veya bedellerinin ödenmesi, vade farkının ödenmesi halinde teminat mektubunun iadesinin istenebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davalı tarafından ithal ve imal edilip davacıya teslim edilen malların verimli ve olumlu çalışamadığı davalının kit tabir edilen cihazı beraberinde vermesi gerektiği, davalının akde aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davanın açıkça TTK 25 ve BK 198. maddesine dayanmadığı, davalının bayilik sözleşmesine aykırı davranması ve bayiliği üstlenilen ürünlerin iddia edilen kalitede hizmet üretmemesi, davalının yüksek fiyat dayatması ve sözleşmeden umulan faydanın sağlanmaması satılan cihazların kit bağımlı sistem olması ve atıl kalması sebebiyle cihazların iadesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanmadığını belirtmesine rağmen hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda cihazlar üzerinden inceleme yapılmaksızın, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; davalı firmanın sattığı cihazlar arasında uyum bulunmadığı, programın kit bağımlı olarak adlandırıldığı, cihazlara sadece bir defa yüklenebileceği, yazılım programı olmadan çalışamayacağı, cihaz satışında aletlerin çalıştırılarak teslim edilmesi ve aksaklıkların satıcı firma servisi tarafından yapılarak komputer programının ayrıca satılmaması gerektiği tespitlerinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının satışa sunduğu ürünlerin verimli ve olumlu çalışmadığı bunu sağlayıcı cihazla beraber verilmesi gerektiği ürünlerin piyasada satılabilir ve kullanılabilir nitelikte olmadığı, ayrıca davalının aynı bölgede davacı dışında başka firmalara aynı ürünü satmak suretiyle akde muhalefet ettiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Davacının talebi; bayilik sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı olarak açılmış olup karar eksik araştırma ve inceleme sonucu oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece davacı talepleri gözetilerek uyuşmazlığı sözleşme kapsamında değerlendirerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.