Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/18219 E. 2013/5425 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18219
KARAR NO : 2013/5425
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının müşterisi olduğunu, müvekkili tarafından yapılan muhasebe araştırmalarında müvekkili adına şirket yetkilileri tarafından talep edilmediği ve müvekkili tarafından kullanılmadığı halde bir kredi hesabı bulunduğunun tespit edildiğini, gerek söz konusu kredi sözleşmesinde gerekse de ödeme dekontlarında müvekkili şirketin yetkililerinin imzalarının bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankadan davacı şirketi temsile yetkili … ve … tarafından defalarca kredi çekildiğini, yine şirketin haberdar olmadıklarını iddia ettikleri kredilere ilişkin çek ve senetlerin ciro edilerek müvekkiline sunduklarını, davacı tarafça 2008 yılı banka defterinin 55 kez yazdırıldığını, kredilerin devre sonu faizleri veya bir kısım aidatlarının direkt olarak davacının aktif hesabından ödendiğini, davacı tarafından itiraz olunan 4/7 nolu işlek krediye ilişkin dekontta davacının imzasının bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre taraflar arasında usulüne uygun kredi sözleşmesinin düzenlenmiş olduğu, kredi sözleşmesindeki imzaların davacılara ait olduğunun davacı tarafında kabulünde olduğu, zira davacı taraf bu kredinin çekildiğine ilişkin dekontta imzanın bulunmaması nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ederek bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş olduğu, celp edilen bilgi ve evraklardan davacının dava konusu krediye ilişkin çek ve senetleri ciro ederek bankaya sunmuş olduğu, kredinin bir kısım taksitlerinin davacıların aktif hesaplarından ödenmiş olduğu, ayrıca davacı tarafından cevap dilekçesinde belirtildiği üzere 55 kez hesap dökümünün yaptırıldığı, davacının dava konusu krediyi kullanmadığı veya davalı bankadan krediye ilişkin herhangi bir ödeme almadığı iddiasının soyut kaldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafıdan temyiz edilmiştir.
Mahkemece öncelikle konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyeti oluşturularak davacının defter ve kayıtları ile davalı banka şubesinde bulunan belge ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp, Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/59 E. sayılı dosyası ve davalı banka vekilinin temyize cevap dilekçesinin ekinde yer alan Bayburt 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/529 E. sayılı dosyasına ilişkin ödeme belgesi üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.