YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2125
KARAR NO : 2012/4066
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten 22.04.2011 tarihinde 2.650,00 TL bedelli bir adet dizel jeneratör satın aldığını ve bedelini çek karşılığı ödediğini, ancak satın alınan jeneratörün gücünün yetersiz olduğunun ortaya çıkması ve sürekli problem çıkarması nedeniyle iade faturası kesilerek jeneratörün 23.05.2011 tarihinde davalı tarafa iade edildiğini, ancak iade edilen ve bedeli ödenen mal bedelinin müvekkiline geri ödenmediğini, bedelin ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine iade edilen mal bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikamet adresinin Menemen’de olduğunu, taraflar arasında bir yetki sözleşmesi bulunmadığını, ayrıca dava konusu jeneratörün davalı şirketin Menemen’deki adresinde davacıya teslim edildiğini ileri sürerek, yetki ilk itirazında bulunmuş, dava konusu jeneratörün davacının verdiği sipariş üzerine 22.04.2011 tarihinde davacı tarafa teslim edildiğini, ancak davacının jeneratörde arıza meydana geldiğinden bahisle, bir ayı aşkın bir süre sonra 23.05.2011 tarihinde tamir amaçlı olarak müvekkiline iade edildiğini, bu arada davacının tarlasındaki işlerinin aksamaması için tamir amacıyla iadeden- iki gün önce daha güçlü bir jeneratörü davacıya sattığını ve müvekkilinin iş yerinde davacıya teslim edildiğini, davacının alacak iddiasını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 21.05.2011 tarihinde davacıya satılan ve davalının iş yerinde teslim edilen 2. jeneratöre ilişkin fatura bedelinin davacı tarafından ödenmediğini, fatura bedelinin davalının alacak iddiasından daha yüksek olup takas-mahsup talebinde bulunulduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin cevap dilekçesinde davalı tarafın davacının alacak iddiasını kabul etmediğinden dava konusu alacağın niteliğinin ihtilaflı hale dönüştüğü, bu durumda ortada kesin bir alacak mevcut olmadığından dava dosyasında B.K.’nın 73.maddesinin uygulanması imkanı da bulunmadığı, bu durumda süresinde yapılan yetki itirazının HMK’ nın 6/1, 10, 19/2-3 maddeleri de göz önüne alınarak kabulüne, mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, kararın kesinleşmesini müteakip HMK’ nın 20/1 maddesine göre süresinde müracaat halinde dosyanın görevli ve yetkili Menemen Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu, İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2011/7446 sayılı takip dosyasında, 10.08.2011 tarihinde takibe, borcun aslına ve İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmiş, davaya süresinde verdiği cevap dilekçesiyle, mahkemenin yetkisine de itiraz ederek Menemen Sulh Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali dava şartlarından olduğundan öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının çözümü gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Davalı borçlu, icra dairesinin yetkisi ve borca itiraz ettikten sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir.
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, ancak mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisini incelemesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararı bozulmuştur. Bu durumda mahkemece öncelikle önündeki uyuşmazlığı yargılama yetkisinin kendisinde mevcut olup olmadığını araştırılmalıdır. Kendisini yetkili görmesi halinde yetki itirazını reddederek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemeye başlamalıdır. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi isabetli olduğundan kararın onanması gerektiği görüşündeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin görüşüne iştirak edemiyorum.