YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2336
KARAR NO : 2012/6889
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, elektrik sayacının kulak mühürleriyle oynanmış olduğunun tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kaçak tespit tutanağı, tarafların ibraz ettikleri deliller ve özellikle 25.06.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre; davacının ödemesi gereken bedelin 18.296 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 3. heyet raporunda 122 Sayılı EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) kararı dikkate alınarak görüş bildirilmiştir. Söz konusu EPDK kararında kaçak ve usulsüz kullanıma ilişkin ihtilafsız dönem şu şekilde tarif edilmiştir: “Kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki dönem ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.” Somut olayda ise, kaçak tespit tutanağı 30.9.2004 tarihinde tutulmuş olup, ihtilafsız dönem kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihten önceki değil, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarih (30.9.2004) ile bu tarihten sonra sayacın değiştirildiği tarih (2.12.2004) arasındaki dönem olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen “ihtilafsız dönem”, EPDK’nın anılan kararında düzenlenen “ihtilafsız dönem” tanımına uymamaktadır. Bu nedenle hükme esas alınan rapor yeterli olmayıp, tarafların itirazlarını da karşılar nitelikte konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.