YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2451
KARAR NO : 2012/8256
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının … Üniversitesi Görükle Kampüsünde bulunan kafeteryanın 01.11.2008 tarihinden 30.06.2009 tarihine kadar işletme hakkını elinde tuttuğunu, taraflar arasında kafeteryanın işletme hakkının 50.000,00 TL karşılığında müvekkiline devretme konusunda anlaşmaya varıldığını ve her biri 10.000,00 TL’den 5 adet toplam 50.000,00 TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, 20.04.2009 tarihinden itibaren kafeteryanın müvekkili tarafından işletilmeye başlanıldığını, daha sonradan müvekkilinin davalının işletmeyi devir hakkının olmadığını, işletmenin sadece üniversitesi mensuplarına hizmet verebileceğini, sadece kantin-kafeterya olarak işletilebileceğinin öğrenilmesi üzerine 02.05.2009 tarihi itibariyle işletme davalıya teslim edilerek kafeteryadan ayrıldığını, işletme haklarının devri için verilen 10.000,00 TL’lık 5 adet toplam 50.000,00 TL ‘lık çeklerin iade edilmesinin istenildiğini, ancak davalı yanca 18.04.2009 tarihinden 02.05.2009 tarihine kadar doğan zararlarının karşılanmadan çeklerin iade edilmeyeceğinin beyan edildiğini, davalının herhangi bir zararının olmadığını, müvekkili tarafından davalının bu talebinin kabul edilmediğini, ancak davalının baskı, tehdit ve zorlamaları sonucu dava konusu 06.05.2009 tarihli 11.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek davalıya teslim edilmek zorunda kalındığını, davalı tarafından toplam 50.000,00 TL’lık 5 adet çekin de müvekkiline iade edildiğini ileri sürerek, dava konusu 06.05.2009 keşide tarihli 11.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işletme hakkının başkasına devredilemeyeceğinin davacı yanca bilindiğini, taraflar arasındaki şifahi anlaşma gereği işletmenin resmi olarak işletim hakkının müvekkili üzerinde kalıp fakat davacı tarafından işletileceğinin öngörüldüğünü, davacının fiili işletme devrinin karşılığı olarak müvekkiline 10.000,00 TL ‘lık 5 adet toplam 50.000,00 TL ‘lık çek verdiğini, daha sonrada sözkonusu kantini işletmeye başladığını, ancak daha sonradan davacının bu işi yapmaktan vazgeçtiğini, müvekkilinin de haklı olarak işletim hakkını davacıya devretmesi nedeniyle kendi çalışanlarını tazminatlarını ödemesi suretiyle işten çıkardığını, bunun gibi bir takım masrafları ile bir ay boyunca kantini işletememekten kaynaklı zararının doğduğunu, çekleri iade edip zararına karşılık olarak davacıdan 11.000,00 TL bedelli çeki aldığını, çekin zorla ve tehdit ile alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddine ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda; davaya konu edilen çekin baskı ve tehdit altında düzenlendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.