YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2593
KARAR NO : 2012/8050
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 26.06.2009 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince malların davalıya teslim edildiğini, davalı kiracı aleyhine icra takiplerine girişildiğinden mülkiyeti müvekkiline ait olan malların 3. kişiler tarafından haczedilme ihtimali yüksek olduğu için sözleşmenin derhal feshedildiğini, bütün finansal kira ve sigorta borçları muaccel hale geldiğinden 77.726 TL’nin 5 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarın davalıya 30.12.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen borç ödenmediği gibi malların da iade ve teslim edilmediğini ileri sürerek malların müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haksız ve yasaya aykırı bir şekilde feshedildiğini, müvekkili kira bedellerini düzenli olarak öderken süresi dolmayan sözleşmenin feshinin doğru olmadığını, müvekkili şirket aleyhine iki adet icra takibine girişildi diye 60 gün süre verilmeksizin sözleşmenin feshedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde sözleşme gereğince davacının malı kiracıya tahsis etme ve bırakma edimini yerine getirdiği ancak davalı kiracının kira ve sigorta borçlarını ödeme edimini yerine getirmediği, sunulan hesap dökümlerinden anlaşılmakla ve yasal önel verilmesine rağmen sözleşmeye aykırılığın bertaraf edilmediği, davacının sözleşmeyi yasal nedenlerle feshettiği gerekçeleri ile davanın kabulüne, mülkiyeti kiralayana ait olan sözleşmeye konu malların davalıdan aynen alınıp, davacıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir
Yerel mahkeme gerekçesinde 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 23/1 maddesi hükmünden söz edilerek sonuçta davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak yerel mahkeme gerekçesi dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Zira, olayda kiracının finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düştüğü iddiasına dayanılarak dava açılmamış, davanın dayandığı maddi vakıa olarak dava dışı alacaklılar tarafından davalı kiracı aleyhine icra takiplerine girişildiği ve bu nedenle finansal kiralamaya konu olan malın haczedilip muhafaza altına alınması tehlikesinin bulunması sebebiyle sözleşmenin derhal feshedildiği ve böylece tüm borcun muaccel hale geldiği hususları gösterilmiştir.Bu hususların 3226 sayılı Yasanın 23/2 maddesi hükmünün tartışılıp değerlendirilmesini gerektirebilecek nitelikte olduğu düşünülebilir ise de aynı Yasanın 23/1 maddesi kapsamında kaldığı kabul edilemez. Kaldı ki yukarıda da belirtildiği üzere 3226 sayılı Yasanın 23/1 maddesine dayalı iddia ve savunma da somut olayda yer almamaktadır.HUMK’nun 388. (HMK 297) maddesi uyarınca hükmün kapsamı belirlenirken özellikle gerekçe ve hükmün dosya içeriğine uygun olması gerektiği açıkca hükme bağlanmıştır. Buna göre “Hüküm 297. maddede belirtilen diğer hususlar dışında tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar.”
Mahkemece belirtilen ilkeler gözetilmeksizin dosya kapsamıyla ilgisi bulunmayan hususlar gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.