YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2621
KARAR NO : 2012/13779
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının davacı şirket ortağı iken hissesini 29.04.2009 tarihinde davacı …’na devrettiğini , devir işlemi yapılırken davalının karar defterin de şirketin devir tarihine kadar olan alacak ve borçlarında sorumlu olduğunun belirtildiğini, davalının ortaklığı sırasında ve sonrasında şirketi bilerek zarara uğratıp, görevini kötüye kullandığını, hissesinin devrinden sonra dava dışı bankanın davacı şirketin kredi borcu olduğundan bahisle ihtar keşide ettiğini, sonrasında davalının bu borcu ödediği iddiası ile aleyhe icra takibine başladığını, oysa ödediği tutarın şirket borcu olmayıp şahsi harcamalarına ilişkin ve hisse devrinden sonraya ait olduğunu belirterek, davacıların borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı … ile müvekkilinin diğer davacı şirket için banka tarafından verilen kredilere müteselsilen kefil olduklarını, müvekkilinin bankaya olan şirket borcunu ödemesinden sonra rücu istemiyle davacılar aleyhine icra takibine başladığını, istemin şirket ortaklığı ile ilgisi olmadığı gibi iddiaların da doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı şirketin dava dışı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesine diğer davacı ile davalının müteselsilen kefil oldukları, bankanın hesap kat ihtarının taraflara keşide etmesinden sonra kefil olan davalının bankaya ödeme yaptığı davalının kefil sıfatıyla yapmış olduğu tutarı davacılardan rücu istemiyle icra takibine başlamasında hukuka aykırı bir yön olmadığı, dosya kapsamında banka ile imzalanmış sözleşmedeki kefalet sorumluluğunun başka bir sözleşmeyle bertaraf edildiği veya takibe konu borcun kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığının davacı yanca ispatlanamadığı, davalının teklif olunan yemini de eda ettiği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.