Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2673 E. 2012/9313 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2673
KARAR NO : 2012/9313
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda , müvekkili ile davalılardan … arasında var olan cari hesap ilişkisinin sona erdiğini, bu çerçevede taraflar arasında borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını,davalı … tarafından borcun ödenmemesi üzerine davalı … ve bu davalı lehine ipotek veren diğer davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davalı …’nun borç tasfiye sözleşmesine uymadığı, bu nedenle asıl borçlu bu davalı ile ipotek veren diğer davalıların borçtan sorumlu oldukları, dolayısıyla itirazlarında haksız oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HMK’nun 297/2.maddesinde düzenlenen hükme göre, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece kısa kararda sadece “davanın kabulüne” şeklinde hüküm kurulmuş birleşen ve halen bağımsızlıklarını koruyup ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken diğer davalara ilişkin hüküm kurulmamıştır. Bununla birlikte kararın gerekçe kısmında icra inkar tazminatının reddedildiğine ilişkin görüş belirilmiş ancak, bu durumun hüküm fıkrasına yazılmamış olması yukarıda belirtilen HMK m.297/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.