Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2682 E. 2012/14510 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2682
KARAR NO : 2012/14510
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … . ile davalı vek. Av.’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.12.2008 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını ayrıca akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 14 yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesinin kendisine yüklediği borçları yerine getirdiğini, bayilik sözleşmesinin 18.09.2010 tarihinde son bulduğunu belirterek davalı bayiye yapılan 912.785.00 TL işletme yatırım bedeli ile ariyet olarak verilen kurumsal kimlik giydirme ekipmanlarının iadesine aksi halde bedelinin teslim tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili davanın reddini istemiştir.Mahkemece taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve buna bağlı olarak tesis edilen intifa hakkı ayakta olup, Borçlar Kanununda getirilen sözleşme serbestisi genel ilkesi Rekabet Kurumunun ilgili bildirisinde de sözleşmelerin geçersiz hale geldiğine ilişkin düzenlemenin de yer almaması dava tarihi itibariyle sebepsiz iktisap oluşturacak şekilde edimler arasındaki dengenin davacı aleyhine bozulduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaza bayilik akdi gereğince inşa edilen işletme yatırım bedeli ile ariyet olarak verilen kurumsal kimlik giydirme ekipmanlarının iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Oysa mahkemece dava intifa bedeli istirdadı olarak değerlendirilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece davacının davadaki talebi ile taraflar arasındaki sözleşmeler dikkate alınarak değerlendirilip bir karar verilmek gerekirken, yorumda hataya düşülerek yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.10.2012 gününde oybiliğiyle karar verildi.