YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2812
KARAR NO : 2012/14308
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı şirket arasında 50.000,00 TL. tutarlı olarak imzalanan kredi sözleşmesine bağlı olarak davacının banka lehine taşınmazına ipotek tesis ettirdiğini, başkaca bir kredi sözleşmesinde davacının imzası bulunmadığını, dava dışı şirketin kredi borcunu ödememesi ve taşınmazın icraen satılmaması için kredi borçlarının davacı tarafından ödenmeye başlandığını, ancak davalı bankanın ödemeleri ipotek verilmiş olan kredi borcu yerine dava dışı şirketle imzaladığı başka sözleşmelerin borcuna ödenmiş gibi tahsilatlar yaptığını, ipotek borcu ödenmiş olduğu halde aleyhe ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takiplerine başladığını belirterek, davacı aleyhine icra dosyalarıyla işleme konu edilen kredi sözleşmelerindeki imzaların davacıya ait olmaması nedeniyle icra takiplerinin iptaline, davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan iki ayrı kredi taahhütnamesi olduğunu, ipoteğin de bu taahhütnamelerin gereği olarak tesis edildiğini, bankaya olan borcun ödenmemesi üzerine icra takipleri yapıldığını, ipoteğin kredi borcunun teminatı olduğundan ipotek veren 3.kişinin taahhütnamelerde imzasının bulunmasına gerek olmadığını, icra takibi yapılabilmesi için kredi borçlusunun borcunu ödememesinin yeterli olduğunu, fazla yapılan bir ödeme bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyaları, kredi sözleşmeleri, 75.000,00 TL. bedelli, ipotek senedi, hesap bilirkişi raporu, birbirini teyit eden ve davacının 15.08.2006 tarihli, 150.000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerindeki kefil imzasının davacı eli ürünü olduğunu bildiren bilirkişi raporları, davacının imzasının bulunduğu kredi sözleşmesindeki kefaleti gereğince verilen ipotek dışında sorumlu olması, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlanılan takiplerin dayanağının 75.000,00 TL tutarlı ipotek olup, takip tarihi itibariyle dava dışı asıl kredi borçlusunun borcunun ipotek limitinden fazla bulunup, ipotek limiti üzerindeki kredi, borcundan dolayı davacının sorumluluğunun devam ediyor olması ve dava tarihi itibariyle talep edilen miktarlar kadar borçlu bulunulduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.