Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3013 E. 2012/8708 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3013
KARAR NO : 2012/8708
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalının genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandığı kredi borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek, bakiye 14.023.14 TL. alacak için itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile yaptığı mutabakata göre borcunu ödediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının bankaya verdiği 01.09.2009 tarihli ödeme taahhüdü başlıklı belgeye göre ödemeler gününde yapılmadığı takdirde takibin banka ile imzalanan sözleşme şartları ile devam edeceği, 2 taksitin vadelerinden sonra ödendiği, bu nedenle taahhütnamede belirlenen şartların ve ödeme tablosunun uygulama kabiliyetini kaybettiği, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin ilk sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği, yapılan hesaplama sonucu tespit edilen miktarın takipteki miktarla aynı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, 16.436.36 TL. asıl alacak 1.482.72 TL. işlemiş faiz, 74.14. TL., %5 BSMV olmak üzere toplam 17.993.22 TL. üzerinden takibin devamına, %40 itibarıyla 7.197.28 TL. tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporunda hesaplanan borç miktarı 73,40 TL.’dir. Mahkemece bu raporlara itibar edilmemiş ise de, hüküm altına alınan alacağın ne şekilde hesaplandığı anlaşılmamaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki protokolün yok hükmünde olduğu halde sözleşmeye göre kalan borcun hesaplanması için yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.