Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3057 E. 2012/8736 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3057
KARAR NO : 2012/8736
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki hakem kararının tenfizi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. …ile davalı vek.Av. … ile Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, … 16 Ocak 2003 tarihli kararın New York sözleşmesine göre tenfizi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, tahkim yargılamasına da katılmayan müvekkilinin taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunmaması nedeniyle tahkim heyetinin yargılama yetkisini tanımadığını, müvekkilinin 14.05.2001 tarihli tadil edilmiş nihai teyidini ve kendisini bağlayan şatış koşullarını karşı tarafa bildiridiğini, davacının bu koşullara itiraz etmediğini, 28.05.2011 tarihde malların teslim edildiğini hayali bir tahkim koşulunun kabul edildiği varsayılsa dahi sözleşmedeki imzanın müvekkili şirketi ilzama yetkili kişiler tarafından imzalanmadığını, ehliyetsizlik nedeniyle sözleşmenin geçerli kabul edilemeyeceğini, hakem heyetinin kendisine tanınmayan yetkileri kullandığını, hakem kararının tenfizinin mümkün olmadığını belirterek, tenfiz isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı … vekili, müvekkilinin 11 Mayıs 2001 tarihli “detaylı satım sözleşmesi” formunu davalıya gönderdiğini, bu yazıda satım sözleşmesinin koşulları yanında, uyuşmazlık hâlinde tahkim yerinin New York olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde New York hukukunun uygulanacağı hususlarının yer aldığını, davalı …Ş.’nin ise “nihai satım teyit mektubu” adlı belgeyi yollayıp, müvekkilinin gönderdiği mektuba da açıkça atıf yaparak teklifi kabul ettiğini, bu nedenle sözleşmenin yazılı tahkim şartını da içerecek şekilde kurulduğunu, Amerikan Tahkim Kurumu’nun taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında karar verdiğini, bu kararın verildiği ülke hukukuna göre iptalinin dahi talep edilmediğini, Türkiye’nin de tarafı olduğu Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi uyarınca söz konusu hakem kararının tenfizini talep etmiştir.
Tenfizi talep edilen Amerikan Tahkim Kurumu’nun kararında geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcut olup olmadığı tartışılmış, söz konusu kararda davalı tarafın cevabi faksında tahkim kuralını tadil etmediği, reddetmediği ya da itiraz etmediği, sadece ödeme şartları ve yükleme tarihlerine ilişkin olarak sözleşme şartlarına ilavelerde bulunduğu, davalının sözleşmenin şartlarını kabul etmiş gibi göründüğü, teslim ettiği mallar karşılığında ödemeyi kabul ettiği, böylece tahkim şartı da dahil olmak üzere sözleşmeyi kendi hareketiyle onayladığı, taraflar arasında anlaşmanın bulunmasının yeterli olduğu, ayrıca imzaya gerek olmadığı, Amerikan Tahkim Kurumu Ticari Kuralları’nın 8(a) maddesine göre hakemin kendi yetkisi, tahkim sözleşmesinin varlığı ile bu sözleşmenin kapsam ve geçerliliği hakkında karar verebileceği gerekçeleriyle uyuşmazlığın esası incelenerek tenfizi talep edilen karar verilmiştir.

Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki … Sözleşmesi’nin II.Maddesine göre, “1.Akit devletlerden her biri, tarafların akde müstenit olan veya akdî olmayan, muayyen bir hukuk münasebetinden aralarında doğmuş veya ileride doğabilecek, hakemlik yolu ile halledilmesi mümkün bir meseleye taalluk eden ihtilafların tamamını veya bir kısmını hakeme hallettirmek üzere birbirlerine karşı taahhüde girişmelerini mutazammın yazılı anlaşmalarını muteber addeder. 2. “Yazılı anlaşma” teriminden karşılıklı olarak teati edilmiş mektup veya telgraflarda mündemiç bulunan veya taraflarca imzalanmış bir mukaveleye dercedilmiş olan bir hakem şartı veya bir hakem mukavelesi anlaşılır.” Bu hüküm uyarınca tahkim sözleşmesi yazılı olarak yapılmalıdır. Bu konuda taraflara iki olanak tanınmış olup, taraflar yapmış oldukları sözleşmeye tahkim şartı koyabilecekleri gibi ayrı bir tahkim sözleşmesi de yapabilirler.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme ifa edilmiş olduğundan davalı vekilinin 14.5.2001 tarihli “nihai satım teyit mektubu”nun müvekkili şirketin yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı şeklindeki savunmasına itibar edilemez. Aynı nedenle taraflar arasında teati edilen 11.5.2001 ve 14.5.2001 tarihli mektupların da Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin II.maddesi çerçevesinde “yazılı şekil” koşulunu karşıladığını kabul etmek gerekir. Ancak davalının 14.5.2011 tarihli “nihai satım teyit mektubu”nda davacı tarafın 11.5.2001 tarihli yazısında yer alan “tahkim kaydını” kabul ettiğini gösteren açık veya örtülü bir irade beyanı bulunmamaktadır. Bilakis, davacı tarafın yazısında yer alan tüm satım koşulları, davalı tarafça daha açık bir şekilde yazılmış veya değiştirilmiş olup, tahkime veya davacının ileri sürdüğü diğer şartlara ilişkin bir irade açıklamasına ya da kabul beyanına yer verilmemiştir. Bir tahkim akdinden söz edebilmek için öncelikle tarafların bu konuda birbirine uygun irade beyanında bulunmaları gerekir. Davacı tahkim iradesini bildirmiş olup, davalı taraf ise aynı iradeyi gösterdiğine ilişkin açık veya örtülü bir beyanda bulunmamış ya da davacının ileri sürdüğü sözleşme koşullarını aynen ifa ederek fiili bir kabul içine girmemiştir. Bu durumda tarafların tahkim sözleşmesi konusunda birbirine uygun irade beyanında bulundukları kabul edilemez. Özellikle Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi’nin II.Maddesinde “yazılı şekil” koşulunun öngörülmesinin temel nedenlerinden birisinin de tarafların gerçek iradelerinin somut olarak belirlenmesi ve güvenli şekilde delillendirilmesi olduğu ve bu şekilde olası ihtilaflarda tarafların hukuki güvenliklerinin sağlanmasının amaçlandığı gözetildiğinde taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcut olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900. TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.