Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3120 E. 2012/9197 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3120
KARAR NO : 2012/9197
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin sanayi vinci imalat ve pazarlaması işi konusunda faaliyet gösterdiğini, faaliyet alanında davalı tarafın sunmuş olduğu fuar organizasyonu hizmetinden faydalandığını, müvekkili şirketin davalıdan almış olduğu hizmetlere karşılık vermiş olduğu USD cinsinden bono ve çekleri zamanında ödeyemediğinden davalı yanca müvekkili aleyhine beş adet bonoya dayalı olarak İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2008/12393 sayılı dosyasından çeke dayalı olarak yine aynı icra müdürlüğünün 2008/12392 sayılı icra dosyasından icra takiplerine girişildiğini, taraflar arasında imzalanan 27.06.2008 tarihli Protokol kapsamında verilen çekler ile icra takip dosyası borcunun ödendiğini ve borcun kapatıldığını, protokol belgesi ile davalı şirkete verilen çeklerin de ödendiğini, ancak davalı yanca ödeme ile kapatılan icra dosyasından yeniden icra işlemlerinin başlatıldığını, davalının protokol ile üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek …İcra Müdürlüğünün ….Esas sayılı icra dosyalarından dolayı borçlarının bulunmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takip dosyalarındaki borcun tasfiyesi için düzenlenen protokolün yapıldığı ve çeklerin alındığı tarih itibari ile müvekkilinin kur farkı alacağının bulunduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete olan borcu Amerikan Doları cinsinden olduğundan, 27.06.2008 tarihli protokolün 2. maddesinin son cümlesine ” Ayrıca çekler günüde tahsil olunduğu zaman, merkez bankası döviz satış kurunda oluşacak farktan dolayı her iki tarafta sorumlu olacaktır.”ibaresinin düşüldüğünü, kur farkından dolayı davacının müvekkili şirkete borcu bulunduğunu belirterek davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında düzenlenen 27.06.2008 tarihli protokol gereğince davacı tarafından davalıya verilen 6 adet yeni çeklerin ödenmesi halinde takip dosyalarındaki borcun tasfiye edileceğinin ve kur farkından tarafların sorumlu olacağının öngörüldüğü, davalının ticari defterlerinde 30.09.2009 tarihi itibari ile davacıdan alacaklı olduğu görülmüş ise de protokol tanzim tarihinde davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi kur farkına ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmesinin yer almadığı, protokol kapsamında verilen çekler ödendiğinden icra dosyalarındaki borçların tasfiye edildiği, davacının borcunun bulunmadığı gerekçeleriyle icra takip dosyalarından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.