YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3194
KARAR NO : 2012/10649
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin davalı lehtar ile dava dışı keşideci … arasında düzenlenen takibe konu bonoda keşideci imzasının gerçek olduğunu beyan etmek amacı ile bononun arka kısmına “…’dan alındığına dair şahit …” imzası ile tanık olarak imzaladığını, müvekkilinin bonoda cirosunun bulunmadığını, kaldı ki bono arkasındaki imzanın yasal ciro olarak kabul edilmesi halinde bile borçluya ve müvekkile yapılmış bir protestonun olmadığını ileri sürerek takibe konu bonodan dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 220 ster odunu davacının kendisinden habersiz sattığını, buradan aldığı parayı kendisine ödemediğini, bu hususta elinde yazılı her hangi bir belge olmadığını, bonoyu davacının bizzat imzaladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, takibe konu bononun arka yüzüne davacının ” Senedin …’dan alındığına dair şahit … ” yazıp imzaladığı, bu ibarenin ciro niteliğinde olmadığı, geçerli bir ciro sayılamayacağı, geçerli bir ciro bulunmaksızın bonoyu şahit olarak imzalayan davacı aleyhine takip yapan davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne takibe konu 23.02.2011 keşide tarihli 05.03.2011 vadeli, 11.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5 maddesi uyarınca belirlenen 5.476,55 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütüntemyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.