Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3446 E. 2012/7080 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3446
KARAR NO : 2012/7080
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit – senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalının aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı gibi davalıya herhangi bir borcuda bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edimesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacıya verdiği borç para nedeniyle dava konusu senedin düzenlendiğini, senedi davacının imzaladığını savunarak davanın reddi ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının inkar ettiği bono altındaki imzanın kendisine ait olduğu anlaşılmakla birlikte, davanın gerek imzanın davacının eli ürünü olmadığı ve gerekse borç doğuran bir ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla bononun hükümsüz kaldığı iddialarına dayalı olduğu, öte yandan davalının senedi talil ettiği dikkate alındığında, imzanın davalıya ait olması olgusunun tek başına, davalının savunmalarına itibar edilmesi bakımından yeterli görülmediği, davalının malen kaydını içeren senedin borç karşılığı düzenlendiğini davalının ispatlayamadığı, borç miktarının 5.800,00 TL olduğunu beyan eden davalının, davacının müvafakati olmaksızın neye dayalı olarak yaptığı belli olmayan faiz hesabıyla bonoyu 7.000.00 TL üzerinden takibe koymakla kötüniyetli olduğu, bu nedenlerle bononun bedelsiz kaldığının kabulünün zorunlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK’nun 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetle yapılması gereklidir. Somut olayda, davalının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacı lehine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.