Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/393 E. 2012/6917 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/393
KARAR NO : 2012/6917
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; dava dışı şirketle müvekkili arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin asıl borçlu şirketteki ortaklığından ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının 11.11.2005 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesini kefil olarak imzaladığı, 17.12.2007 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde bulunan ilan gereği hissesini devrettiği ve dava dışı asıl borçlu şirket ortaklığından ayrıldığı, dava tarihi itbarıyla şirket ortağı olmadığı, dava dışı şirketin 05.06.2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ünvanının değiştirildiği, yeni ünvanlı olarak şirketin yetkili müdürünün ve hissedarlarının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalının borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibine dayanak 11.11.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu …. Teks. Konf. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilmiş, davalı ise bu sözleşmeyi, akit şirket ortağı sıfatıyla değil kendi adına, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Kefaletin sona erme şekilleri Borçlar Kanununda düzenleme altına alınmıştır. Bu durumda davalının akit şirket ortaklığından ayrılması, akit şirketin ünvanının değişmesi ve bu değişiklikten sonra yeni ünvanlı şirket ortağının da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalaması davalının kefaletini sona erdirmeyecek, davalının, yeni ünvanlı şirketin bu sözleşme kapsamında kullandığı kredilerden kefalet limiti dahilinde sorumluluğu devam edecektir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.