YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4011
KARAR NO : 2012/9632
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de bedelinin ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe dayalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 4.121,67 TL’ye yönelik itirazının iptaliyle takibin bu tutar üzerinden devamına, hükmolunan tutarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu, aleyhindeki icra takibine vekili vasıtasıyla süresinde itiraz etmiş ve dilekçesinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borca ilişkin itirazlarını bildirmiştir. İtiraz eden vekilinin icra takip dosyasına sunduğu vekaletname örneğinde baro pulunun mevcut olduğu görülmektedir. Bu itibarla vekil vasıtasıyla itirazda bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Dava koşulunun mahkemece öncelik gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece İİK 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususla ilgili değerlendirmede dava dosyasına sunulan vekaletnamenin pulsuz olduğu ve geçerli bir yetki itirazından söz edilemeyeceği gerekçesiyle işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.